10 Mart 2016 Perşembe

İlk defa kocamı aldattım pişmanım

İlk defa kocamı aldattım pişmanım


Merhaba seks hikayesi okuyucuları size başımdan geçen bir hikayemi anlatacağım Kocamı ilk kez aldattım Merhaba ben sevim. 28 yaşında 1.65 boyunda 64 kilo etine dolgun biriyim.eşimle 8 sene önce evlendim.ilk başlarda sekste oldukça tecrübesizlik yaşadım.

eşim sürekli seks yapmaktan hoşlanan ve seks yaparken de fantezi anlatmaktan hoşlanan biridir.hep grup seks hikayeleri, veya eşlerin değiş tokuş hikayelerinden,tecavüz fantezileri kurarak benimle sevişir.

Hergün rus pornosu izler, Buna ilk başlarda çok tepkili davranıyordum.türbanlı olduğumdan kabul edemiyordum.ona kızıyordum.o ise her seferinde dahada anlatarak beni azdırmaya çalışıyordu.ona kızmakla beraber zamanla bende bu fantezilerden zevk alıyordum ve daha şehvetle sevişiyordum.


 Hatta bazen fanteziyi bana anlattırıyordu.bende anlatıyordum.”beni ormanda iki erkekle sik”veya “seni başka biriyle aldatıyorum”,”ev sahibinin oğlu bana tecavüv etti”gibi fanteziler.ama ikimizinde ritmini arttırıyordu.fakat bir türlü bunu gerçekleştiremiyorduk.

  Kocamla çoğu kez sitelere girer hikaye okur fantezi oluştururuz.onların yerine kendimizi koyarak sevişiriz.yada porno film izleyerek seks yaparız.bir gün kocam gece vardiyasına gitmişti.evde yalnızdım.aklıma bir anda seks geldi.sitelerde dolaşıyordum.bir türbanlının komşusuna kendini siktirmesini okuyordum.aynı şeyi yaşamak istiyordum ama nasıl?

Bizim ev sahibinin oğlu evli idi onlara sıksık gider gelirdik.hatta sevişmelerimizde onlarla grup seks fantezileri kuruyorduk.kendimi ona siktirecektim kafaya koymuştum.bu fanteziler beni çıldırtmıştı.hemen banyoya gittim bir güzel tıraş oldum.banyomu ettim ve güzelce seksi giyindim.üst kata onlara çıktım.evde ikisi yalnızdılar.

oturduk sohbet ettik ama bir yandanda çaktırmadan frikik veriyordum.bir ara karısı nalan banyoya gidince göz göze geldik.oda farkına varmıştı frikiklerimin.bana zaten deli oluyordu onu hissediyordum.kocamı sordu bende işte olduğunu sabah geleceğini söyledim.istersen burada kal dedi bana.neden diye sordum.korkarsın yalnız dedi.gece biri gelir evine sonra kötü olur dedi.bende nerde diyiverdim aniden.sonra karısı gelince konuyu değiştirdik.

ben gitmek için hazırlanırken mert yani nalanın kocası dışarı çıktı.neyse vedalaştım nalanla ve eve gittim.kapıyı mahsus tam kapatmadım öylece gittim seksi geceliğimi giydim ve yatağa uzandım.yüzükoyun yatıyordum birazdan kapının açıldığını hissettim.hem titriyordum hemde zevkten deliriyordum.usulca gözlerimi aralayıp baktım mert geliyordu.gözlerimi yumdum uyuyormuş gibi yaptım.

Yanıma sokuldu yavaşça ellerini sırtımda gezdiriyordu.inanılmaz kasılmıştım.ilk defa başka bir erkeğin eli tenimde dolaşıyordu.nerdeyse zevkten boşalacaktım.usulca bacaklarımı araladı.parmaklarını geceliğimin altından amıma değdirdi.bir anda irkildim.biraz bekledi sonra usulca içine soktu parmaklarını.geceliğimi belime kadar sıyırmıştı.

kıçım tüm görkemiyle önündeydi.uyuma numarasına devam ediyordum.sonra dudaklarıyla amımı yalamaya başladı.bağırmamak için kendimi zor tutuyordum.bacaklarımı iyice açmıştım sonra yalamayı bıraktı her halde soyunuyordu çünkü üzerimden kalkmıştı merak ediyordum.sonra usulca üzerime uzandı.boynumu yalıyordu.sikini hissediyordum.arkadan amıma doğru sürttürüyordu.karnımın altına bir yastık koydu bende biraz ona yardımcı oldum ve kıçımı geriye doğru şişirdim.çaktırmadan karşı aynadan seyrediyordum.

sikini sıvazlıyordu.bir eliyle amımın yanaklarını araladı hafifçe sikini dayadı amım iyice sulanmıştı.dayanamıyordum müthiş bir zevkti.bağırmak istiyordum.usulca amım başka bir yarakla tanıştı.içime yavaş yavaş giriyordu.sonra bir anda kökledi.dayanamadım ve “ooooooohhhhhhhhhhhh”diyiverdim.

evet mert artık içimdeydi.ritmi artmıştı bende artık kendimi ritme kaptırmıştım.o soktukça ben “aaaaaaahhhhhhhhh”,”ooooooohhhhhhhhh”sesleri çıkarıyordum.beni çevirdi.bacaklarımı kaldırdı ve yeniden girdi.sonra dudaklarıma yumuldu.bana ne kadar tatlı olduğumu söylüyordu.memelerimi dudaklarımı boynumu hoyratça yalıyor ve ısırıyordu.ona iz bırakmamasını söyledim.

sonra sikini çıkardı ve yalamam için ağzıma verdi.sanki bana tecavüz ediyordu.ben ise müthiş zevk alıyordum.canım yanıyordu ama.bana “nasıl hoşuna gittimi sana tecavüz etmem”diyordu.bende eeeevvvveeeeet diyordum “seni götünden de sikecem”dedi ben “hayır olmaz hiç siktirmedim götümü”dedim.”iyi şimdi tadına varırsın dön ve domal “dedi.

ne kadar istemediysem de ikna edemedim.beni güzelce domalttı yandan biraz krem aldı ve götüme sürdü sonra kendi sikine sürdü.yalvarıyordum yapma diye ama bir yandan da çıldırıyordum.usulca başını dayadı.yüklendi canım çok yanmıştı girmemişti.tekrar dayadı bana ıkınmamı söyledi.bende ıkındım.aniden sokunca içimde şimşekler çakıyordu.

bir anda “yyyeeeeeeeeettttttteeeeeeeerrrrrrr”,”sssoooooookkkkkkmmmmmaaaaaa “dedim.biraz durakladı.yavaş yavaş canımın yanması zevke dönüşmeye başlamıştı.ritimleri yavaş yavaş arttırdı bende artık zevkle götümü ona ittiriyordum ritme uymuştum.”ooooooohhhhhh”,”siiikkkk seeeevvvgiiiiliiim”senindir diyordum.bir anda içimde sıcak bir volkan patladı bende elimle amımı okşuyordum .

eeeevvvveeeeet titremeye başlamıştım ikinci kez “oooooohhhhhhh “dememle bende boşalıvermiştim.sonra banyoya gittik beraber yıkanırken beni bir postada orada ayakta sikti ve bu sefer ağzıma boşaldı.ilk defa ağzıma birisi boşalıyordu.bu gece hep ilkleri yaşıyordum.sonra beni öptü ve usulca gitti.sonraları her fırsatta ona siktiriyordum ve bu sikişlerimi sanki fanteziymiş gibi kocama anlatıyordum sevişirken.kocamda müthiş zevk alıyordu.sizinde güzel fanteziniz varsa bekliyorum.

Hikayemi okuduğunuz için teşekkür ederim. Diğer hikayelerimde görüsmek üzere.

Kocamı Yeğeniyle Aldattım



Merhaba  ben seda 22 yasinda evlendim kocamla her sey guzeldi, isi sex hayatimiz…

19 yasinda oglum 17 yasida kizim vardi bu olay basima geldigimde oglum ankarada universte kazanmis esimde ankarada ise baslamisti.

kzimin okulu oldugundan bu seneyi manisada gecirip seneye ankaraya yerlesmeye karar vermistik oglum ve kocam 2-3 haftada hafta sonlari gelip donuyorlardi. 2 haftadir gelememislerdi gunler bi cuma gunu bir tanidigimiz dugunu vardi


kizimda arkadaslarinda kalacakti ben hazirlim dugune gittim dugunde kayim birederim gorumcemle beraber oturuyorduk aynı masada kocamin yegeni sedat ta vardi beni dansa kaldirdi dans ettik ben ole cok guzel bir kadinda sayilmam.Kisa boylu koco popolu biriyimdir.  Çocukkende bizde kalırdi oglumla yasit w.c cıkardıgın kulotların ustunde menı bulurdum bı defa takıp ettım, onun bunu yaptıgını bılıyordum.

rakılar ıcıldı dans falan derken cıktık hotele bızım ev yakındı sedat ben yengemi birkirip ondan arkadaslarla bulusacam dedı opustuk ve ayrıldık sedatla yuruyorduk nereye gidecen dedim barda arkadaslar var yenge fasıl yapiyorlar ıstersen sende gel dedı bende yok sen gıtmezsen bızde bi kadeh ıcelım ıstersen dedım kabul etti.


Eve cıktık ben rahatına bak hemen gelıyorum deyıp o zaman, kasetler vardı kaset koydum muzık setıne. mutfaga gecıp ıkı kadeh rakı bıra meyve ve cerz hazırladım geldım bırer yudum ıctıkten sonra yenge bıım sarkı gel dans edelım dedı dans ederken beni yavas yavas oksadıgını hıssettım ve ıslanmaya hafıf basladım ceketını cıkarıp kravatını acmasını rahat edecegını soledım ve ellerımle ona yardımcı oldum bu arada mutfaga donup bırazdaha meyva soyacagımı soledım mutfaktan gırınce altımdakı kulodumu cıkarıp kenara koydum meyva hazırlarken yanıma geldı. bos ver yenge deyıp arkama gectı dur camdan bırı gorecek dememe kalmadan kafamı cevırmemle dudaklarıma yapısması ellerını belımden kavrayarak asagıya ındırmesı bır oldu.


Mutfaktan hole geldıgımızde halen opusuyor ellerı kalcamda ve amimda geziyordu sırılsıklam olmustum yapma dedıkce yıllardır bu g*tun hayalını kurarak 31ler cektım defalarca yengecım dıyor oksuyor yavas yavas parmaklıyordu ve kulagıma yenge fermuramı ac dedı yapma duralım dogru degıl dedıysem de ona karsı koyamıyordum yavas yvas komutuna uyup fermuranı acip o guzel organı elıme almıs oksuyordum, dayanamayıp egıldım ve ona oral sex yapmaya basladım.

 harıka devasal bır oraganı vardı. biraz yaladıktan sonra ona bosaldıgımı onuda oral sexle bosalttıktan sonra bu olay bıtmesını daha fazla ılerıye gıtmemezı soledım tamam dedı. odaya gecelım odaya gecmıs cırılcıplak kalmıs vazıyette benı yataga uzatıp operek yalayarak muhtesem organını tekrar agzıma verdı.


Altında yatmıs vazıyette her yerını yalıyordum resmen benı agzımdan becerıyordun bı ara cektı agzımdan asagıya goturdu yapma sikme ne olur dıyordum oda tamam sikmıyecem soz sadece degdırecem deyıp o koca yaragı amıın dudaklarına surtmeye basladıki bende filim kopmustu onu o kdar cok icimde istiyordumki anlatamm hadi gir icime sik beni dedikce o amin dudaklari surtup cekiyordu hani sikme diyordun diye soruyordu.

 dahada azmıstım bi a icime almak icin cildiriyordum hadi dedikce beni alinda daha fazla yalvartitip kolesi yapiyordu yalvariyordum resmen icime girmesi icin. bi a ani ve sert bi sekilde icime girdiki dunyalar benim olmustu sanki basimda simsekler carpiyordu girmesiyle ooohhh yengem demesi bir olmustu. ben bosalacagini sim harikasi deyip sert bir sekilde ustumde git gellere devam ediyordu.


Altinda resmen kıvranıyordum harıka bı zevktı.
Bi a agzimdam benimle ilgili fantezisini sordum domaltim koca götumden sikmek oldugu soledı buda cok tahrık ettı benı, severım anal ılıskıyı kocamlada devamlı yapardık ustumde s*kmeye devam ederken ben cıglık cıglıga orgamzım oluyordum.

 durup domalmami soledi bende sifonyerın ustunde krem olduunu kremlemeden onu arkama alamıyacagımı soledım oda degil 2. oradan yapacam askım daha bu amın hakkını vermedım dedı.
Domaldım tekrar ıcıme gırdı yaklasık 40 dakıka beni sikti bu cocuk cıdden bir kadini nasil memnun edecegini cok iyi biliryordu. pozısyonlar degistirerek deyim yerindeyse evire cevire beni sikti ve harikaydi.


Daha baska yasadıgım anıları ve benı g*tumden nasıl s*ktıgını sıze anlatacam hele arkadasim filizi bir s*kisi varki inanamasiniz zamanla anlatacam.
Aldattigim icin kocami pismanim.  ama dusundukce sedatı o aldigim zevk aklima geldikce pismanligim geciyor seviyorum seni sedat….



8 Mart 2016 Salı

ve artık sonunda kocamı aldatıyorum

ve artık sonunda kocamı aldatıyorum
Merhaba değerli netwebcast.net okruları. lafı uzatmadan hikayeme başlıyayım. Kocam kamu görevlisi bir memurdur. Bulunduğu mevki nedeniyle, sık sık şehirdışına ve hatta ülkedışına gitmek zorunda kalıyordu. Ben de onun yokluğunu fırsat bilip, gönlümce geziyor, istediğim gibi alışveriş yapıyordum. Kızımı okula bıraktıktan sonra serbestliğin tadını ve özgürlüğün mutluluğunu çıkartıyordum. Çünkü kocam bu konularda çok sıkıcıdır. Evimizin yakınında bulunan marketin kasap reyonuna bakan gençle birkaç kez bakışmış ve ilerleyen günlerde onla birkaç defa buluşmuş ve samimi olmuştuk. Aramızdaki bu samimiyet, sevişmeye ve sikişmeye kadar gitmişti. Yine bir gece onunla mahallenin kuytu yerinde buluşmuş sevişirken, o ıssız kuytu ve karanlık yerin bir Halısahanın arka tarafı olduğunu bilmiyordum. Maçtan çıkan adamlara tam dikkat etmememe rağmen, içlerinden birinin komşum Celal bey olduğunu fark etmiştim. O beni görmedi diye tahmin ediyordum, ama görmüş. Bir saat sonra eve gitmek için sitenin kapısına yaklaştığımda, Celal beyin site önünde beni beklediğini gördüm. Ben önünden geçerken, benle konuşmak istediğini söyledi. Ben yüz vermeyip, oralı olmamış tavrı ile eve doğru ilerledim. Arkamdan seslendi, “Madem senle konuşamıyacağız, o zaman kocanla konuşuruz!” demesi kanımı dondurdu. gerçek sex hikayeleri Korku ile döndüm, “Buyrun konuşalım! Dinliyorum?” dedim. “Yoo senle konuşmak olmaz, ama sen yine de telefonuma bir göz at!” deyip bana bir video kaydı seyrettirdi. O kayıt ise market çırağı ile benim sikişme kaydımdı. Doğrusu bunu hiç beklemiyordum, şok oldum. Kendimi toparlayıp, ne istediğini sorduğumda, tek söz etti, “Nikahsız karım olacaksın! Bu köşeyi dönene kadar sana süre, ya kabul edersin, yada etmezsin! Sen bilirsin!” diyerek yürümeye başladı. Henüz ikinci adımı atmıştı ki, “Dur!” diye seslendim. “Sen ne istersen o olacak, hiçbir şeyine itiraz etmiyecem, yeter ki yaşantıma engel çıkartmaması için kocama birşey deme!” diye yalvardım. O da, “Anlaştık karıcığım! Hadi ozaman gerdeğe girelim! Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum!” dedi. Evimin pencerelerine baktım, ışık yanmıyordu, evde annem ve kızım uyuyorlardı. Yukarı çıktık ve eve girip, sesizce yatakodama geçtik. Kocamın yatağında ilkdefa kocam dışında bir erkekle sikişecektim. Ben soyunmaya başladığımda, Celal önce banyoya gitmemi, güzelce yıkanıp temizlenmemi istedi. Ben bayoya giderken popoma şaplak vurdu ve “Amın kıllı ise onları da temizle, ben kıllı am sevmem!” dedi. “Tamam!” diyerek banyoya geçtim. Ve hemen duşumu aldım, amımdaki kılları da traş ettim, her tarafımı kaymak gibi yaptım ve kendimi ona hazırladım. Ne yalan söyleyim, Celalin bu davranışı beni iyiden iyiye tahrik etmiş ve bu duruma kendimi alıştırmaya çalışıyordum. Yanına gittiğimde, Celal bu gecemizi kameraya kaydetmek istediğini söyledi. Mecburen, “Tamam!” dedim ve telefonun kamerası kayda başlamıştı. Kamera önünde başladık sevişmeye. O bana karıcığım deyip, benim de ona kocacığım dememi isterken, ben iyiden iyiye havaya girmiştim ve tam anlamıyla seksi yaşamaya başlamıştım… yeni sex hikayeleri Celalin yarrağı hem kalın, hemde iri idi. Yarrağını elime aldığımda, doğru karar verdiğime artık emin bir şekilde, Celalin altında kıvranıyordum. Celal amımı kanırta kanırta sikerken, ben de, “Kocacığım!” diye, kulağını yalayıp emerek, “Yırt kocacığım, yırt amımı koca yarrağınla!” diye inlemelerle kulağına fısıldıyordum. Yarım saatir sikiyordu beni ve bir türlü gelmiyordu. Ben ise ardı ardına Orgazm oluyordum. Böyle birşeyi, ne 10 yıllık evliliğimde kocamda, nede marketin çırağında yaşamıştım. Onlarla sikişirken 1 sefer bile zor Orgazm oluyordum. O da benim kendi çabalarımla… Nerdeyse 45 dakikadır sikiyordu. Sonunda gelmek istediğini söyleyince, “Dölle beni gerçek kocacığım, dölle, kardeş lazım kızıma, o da senden olsun, senin çocuğunu doğurmak istiyorum, ilk defa kadın olduğumu sende anladım, doğurt beni aşkım!” inlemelerim ile, amıma bir fışkırması vardı ki, amımı doldurmuş, amımdan taşan dölleri sikinin yanlarından bacaklarıma süzülüyordu. Bunu bile yaşamak her kadına nasip değildir. Boşalması bittikten sonra, Celal yarrağını memelerime sürterken, doymadığını anlamıştım ve yarrağını yalamak için ağzıma aldım. Kısa sürede yarrağı tekrar sertleşmiş ve beni yine sikmeye hazır hale gelmişti. Celal beni ters çevirdi ve götümün yanakları arasına yarrağını sürterken, göt deliğimi de yokluyordu. Oradan hiç sikilmemiştim, kocam beni götümden hiç sikemezdi. Hoş bu ana kadar amımdan da sikildiğimi sanıyordum hep. Götümü Celale vermeye karar verdim ve ellerimle dolgun kalçalarımı ayırdım. Celal göt deliğime sokmaya başladığında, o kadar kalın yarağı nasıl alırım diye düşünürken, tam göt deliğime bir parça tükürük bırakması ile, yarrağı götüme demir giriyormuş gibi girmeye başlamıştı. Çığlıklarım duyulmasın diye yastığı ısırmaya başlamıştım. olgun sex hikayeleri Ve yarrağı tamamen götüme girdiğinde ise kilitlenmiş, nefes alamıyordum. Celal bir müddet sonra yavaş yavaş harekete geçerken, yine bir parça tükürük yarrağının gövdesine bırakarak, götüme girip girip çıkmaya başladı. Kısa süre sonra o hızlanıp, ben de götten sikilmenin tadını alınca, otomatik olarak amımdan zevk sularım yine gelmeye ve yine doruklara çıkmaya başlamıştım. Yaklaşık 15 dakika da götümü siken Celal, götümün içine boşalmış ve yorgunluktan yanıma devrilmişti. Ben de adeta ilikleri boşalan hayvanlar gibi zevk yorgunluğundan Celalin kollarında uyuya kaldım. Sabah olmadan Celal beni uyandırdı ve son birdefa sikip Orgazm etti. Giderken de sikişmemizi kaydettiği filmi benim cep telefonuma da kopyaladı, öyle gitti. Sonraki günlerde tekrar tekrar seyrettim filmi, her seyrettiğimde amımdan sular seller akıyor. Kocamın şehirdışında olduğu geceler Celali evime alıyorum ve erkeğime kendimi siktiriyorum. Bir gece biz yine Celalle sikişirken, annem sesime uyanmış, kısa da olsa bizi anahtar deliğinden seyretmiş. Ben Celalden tehtidler beklerken, tehdit annemden üstü kapalı geldi. Bana, “Kaç yıldır babanla evliyim, babandan böyle şeyler görmedim, benim de hakkım, bu duruma kimse engel olamaz, ben sana engel oluyor muyum?” diyerek, Celalle sikişmek istediğini ima etti bana. Şimdi anneme ‘Anneler Günü Hediyesi’ olarak, annemi Celale siktireceğim. Kızından kıyak olsun, biraz da annem gerçek yarrağın tadına baksın, kadınlığını oda anlasın olgun kadın sex hikayeleri 

Eve Giren Üç Hırsız Beni Kocamı Ve Kız Kardeşimi Sikti

Eve Giren Üç Hırsız Beni Kocamı Ve Kız Kardeşimi Sikti
Yepyeni bir sex hikayesi ile karşınızdayız. Yaklaşık beş yıldır evliyiz. Kocamla her konuda çok iyi anlaşıyoruz, seks hayatımız dahil… Onunla fanteziler kurar, sevişirken küfürlü lafları kullanmaktan zevk alırız. Karı koca olarak denemediğimiz pozisyon, zevk almak için yapmadığımız şey kalmadı denilebilir.

          Protez penis bile kullanıyoruz. Bazen kocam kullanır vibratörü, bana üçlü grubun zevkini yaşatır, bazen de ben… Belime bağlar, kocamın minik deliğini güzelce kremleyip arkasından sahip olurum. 

          Ben minyon tipli, güzel, ölçüleri gayet düzgün bir kadınım. Kocam değişik bir ışıltım olduğunu söyler hep… Benimle tanışan erkeklerin bir çoğunun bakışlarından bunu ben de görebiliyorum doğrusu…

          Kocam da benim gibi ufak tefek, yakışıklı, neredeyse güzel denilebilecek, kılsız tüysüz bir erkek… Belden bağlamanın kemerini takıp önümde domalttığım zamanlar kocamın kalçalarının ve minik deliğinin görüntüsü adeta bir kadının kalçalarından farksız olur kocamı sikerken… Geniş bir arkadaş çevremiz var. Çok sık dışarıya, eğlenmeye çıkarız. Sabaha karşı eve dönüp seviştiğimiz ya da sızdığımız çok olmuştur.

          İşte o korkunç gece de, yine geç saatte eğlenceden dönmüş, alkolün de verdiği rahatlamayla delicesine sevişmeye başlamıştık. Kocam çırılçıplak kalmış, benimse her zaman istediği şekilde, üzerimde jartiyer çoraplarım ve yüksek topuklu ayakkabılar vardı sadece…

          69 yapmıştık. Ben üstümde sallanan eşimin takımlarını okşayıp yalarken, kocam da üstümde amımı yalayıp yutmakla meşguldü. Öyle zevk alıyordum ki, gırtlağıma kadar aldığım kocamın organı yetmezmiş gibi parmaklarımı da torbalarında, arka deliğinde gezdiriyor, erkeğimi zevkten kıvrandırıyordum.

          Orta parmağımı ağzımda ıslatıp deliğine sokup çıkarmaya başladığımda dayanamadı. Amımı yalamayı bırakıp kalktı, seks oyuncaklarımızı koyduğumuz etajerin çekmecesinden aldığı belden bağlamalı protezi uzattı bana… Parlayan gözlerinden ne istediğini anlamıştım, gülümsedim,

          - “Neden yalamıyorsun amcığımı, ne istiyorsun aşkım?” dedim anlamamazlıktan gelerek. Oysa domuz gibi biliyordum ne istediğini… O da oyuna katıldı,

          - “Parmağın delirtti beni karıcım… Canım öyle istedi ki…”

          - “Ne istedi kocacım?” Zorla elime tutuşturdu protezi,

          - “Biliyorsun işte orospu… Beni sikmeni istiyorum… Geçir şunu artık… Bir an önce başla…” diye sert erkek pozlarında emir verdi bana… Kalkıp protezi geçirip ayarını kendime göre yaptım. Önümde sallanan erkeklik organıyla heyecan içinde beni bekleyen kocama dönüp yaklaştım,

          - “Demek benim kocam sikilmek istiyormuş ha?” dedim. Elimle tüysüz götüne kuvvetli bir şaplak attım. Tüysüz kalçalarında beş parmağımın izi kalmıştı bir anda kıpkırmızı… “Domal bakalım kaltak, fahişe, sikici erkeğin koca yarrağıyla seni siksin bir güzel…”

          İkiletmedi lafımı, hemen yatağın üzerinde domaldı hevesle… Eğilip arka deliğini yaladım ıslak ıslak… Büzüğü arzuyla titriyordu. Dilimden aldığı zevkten kasıldığını hissediyordum. Elimle alttan sertleşmiş sikini tutup okşadım bir yandan da… Kalçasını iki yana salladı, başını çevirip,

          - “Hadi artık… Bekletme… Sikeceksen sik…” dedi. Doğrulup elimle tekrar kabalarını sert sert tokatlamaya başlayınca “Aahhhh… Yapmaa…” diye inledi kadın gibi… Eğilip saçına asıldım, çektim. İnledi. Kulağına,

          - “Ne oldu orospu? Canın mı yandı? Merak etme, şimdi sikicem seni… Yarrağımı geçiricem senin güzel, parlak götüne…” dedim.


          Tam onun bayıldığı şeylerdi bunlar… En tahrik olduğu… En sevdiği oyunumuz… Önümdeki takma sikin üzerine tükürüp ıslattım, elimle güzelce yaydım. Kayganlaşan aleti yavaş yavaş kocamın arka deliğine geçirmeye başladım. Tamamen girince de inlemelerine aldırmadan sertçe arkasında gidip gelmeye başladım.

          İşte tam o anda yatak odasının kapısı büyük bir gürültüyle ardına kadar  açılıverdi. Sanırım tekmeyle vurularak açılmıştı kapımız…

          Kapıdan içeriye üç tane ızbandut gibi herif girdi. Kapının önünde yan yana durmuş, sırıtarak bize bakıyorlardı.

          Donup kalmıştık. Çok acaip bir durumdu. Çıplak kocam önümde, yatakta domalmış. Ben arkasında, ayakta, yarı çıplak, belimde bağlı protezi köküne kadar kocamın götüne gömmüşüm. Üzerimde sadece jartiyer çoraplar ve ayakkabılar…

          Kaç saniye sürdü bu durum bilmiyorum, bir çığlık atıp kocamın arkasından çıktım. Yatağın üzerindeki pikeyi kaldırıp altına girmeye, çıplaklığımı ve önümdeki yapma siki gizlemeye çalıştım. Kocamsa donup kalmıştı adeta… Korkudan bir anda sönen sikiyle öylece, aptal aptal duruyordu.

          İçeri giren üçlüden biraz önde duran ve en irileri olan herifin elinde koca bir bıçak vardı. Elinde oynattıkça ışıkta pırıl pırıl parlıyordu ölüm soğukluğuyla… Sanki bir korku filminde gibiydik. Adam gülerek bizim halimize bakarken birden ciddileşti. Elindeki bıçağı bize doğru uzatarak,

          - “Şştt…” dedi. “Sesinizi yükseltirseniz dilim dilim doğrarım ikinizi de…” Korkudan bütün tüylerimin diken diken olduğunu hissediyordum. Yanındaki konuştu bu kez,

          - “Ulan şunlara bak… Her gece sabaha kadar gelmeyen ev sahiplerimizin bu gece sikişecekleri tutmuş… Biz de ev boşken rahat rahat soyarız diye plan yapmıştık oysa…”

          Oluşan sessizliği kocam bozdu. Dizlerinin titrediğini görebiliyordum. Ellerini önüne kapatmış, apış arasını saklamaya çalışıyordu. Dişleri birbirine vurarak korkuyla,

          - “Lütfen… Ne istiyorsanız alabilirsiniz… Alın ve gidin… İnanın kimseye söylemeyiz…” diye yalvardı. İri yarı olanı,

          - “Alacağız, merak etme…” dedi. Diğerleri de kahkahalarla güldüler. Yavaş adımlarla yanımıza gelmişlerdi şimdi… Kılıksız üst başlarıyla, uzamış kirli sakallarıyla öyle korkunç görünüyorlardı ki… Elindeki bıçağın ucunu kocamın burnuna değdirdi,

          - “Bak canım… Şimdi biz istediğimizi alacağız. Sizinle biraz hoşça vakit geçireceğiz. Sen itiraz edersen karını, o itiraz ederse seni keserim…” dedi. Ciddi olduğu belliydi. Karşı koyacak durumumuz yoktu. Diğerlerine,

          - “Ben bu ibneyi alıyorum, kadın şimdilik sizin…” dedi. Sikini pantolonundan çıkarıp kocamın ağzına uzattı. Daha önceki sevişmelerimizde protez yarak yalayan kocamın deneyimi vardı, ama bildiğim kadarıyla gerçeğini hiç ağzına almamıştı. Bir an tereddüt etti kocam… Adam suratına okkalı bir tokat akşetti,

          - “Yala ulan ibne…” dedi. “Sadece dilin ve dudakların değecek yarrağıma… Dişlerini hissettiğim anda anam avradım olsun deşerim seni…”

           Kocam gözleri dolmuş, ağladı ağlayacak vaziyette, çaresizce adamın koca sikinin başını ağzına aldı. Pis kokuyordu adam… Belli ki bugün hiç yıkanmamıştı, kokusunu ben bile alabiliyordum. Çaresiz dayanmak zorundaydı. Kuş gibi açtığı ağzına sığdırmaya çalıştı aleti…

          Ben kocamın ağzına giren alete bakarken diğerleri de bir anda benimle uğraşmaya başladılar. Altına saklanmaya çalıştığım pikeyi çıkarıp attılar. Biri sikini çıkarıp ağzıma soktu, pompalamaya başladı.

          Diğeri arkama geçmiş, bacaklarımın arasındaki protez penisi söküp atmıştı. Sikinin başını amıma sürtmekle meşguldü. Sıcak sıcak am dudaklarımı okşayan alet fazla zorlanmıyordu. Çünkü eşimin az önceki yalamalarından, eşimi becerirken aldığım zevkten amım sırılsıklamdı zaten…

          Kocam ağzında adamın sikini yalarken yan yan bana bakıyordu korku dolu gözlerle… Adeta bırak ne isterlerse yapsınlar, canımızdan olmayalım der gibiydi. Zaten ne yapabilirdik ki üç ızbanduta karşı iki ufak tefek insan… Koca bahçenin içinde dubleks ev, etrafta kimseler yok, bağırsan duyulmaz, bu saatte kimseler arayıp sormaz, yardıma gelmez.

          Arkamdaki adam uğraşıp dururken sikini birdenbire amıma sokuverdi. Bu kadar  ani bir hareket beklemiyordum, can havliyle bir çığlık attım. Diğeri beni susturmak için saçlarıma yapışarak başımı kendine çekip sikini ağzımın içine iyice soktu. Birisi amımdan, diğeri ağzımdan beni sikiyorlardı.

          Kocam çaresiz gözlerle bana bakıyordu. Yapabileceği bir şey olmadığı gibi o da diğer hırsızın sikini emmekle meşguldü. Kocam emip yaladıkça ağzındaki sik dışarıya çıktıkça büyüdüğünü, devasa bir hal aldığını görebiliyordum. Yarısını bile zor sığdırabiliyordu ağzına…

         Adam kocamın saçlarına yapıştı, canını acıtırcasına istediği hareketleri yaptırıyordu. Arada sırada sikini kocamın ağzından çıkartıyor, taşaklarını yalatıyor, sonra tekrardan ağzına sokuyordu sikini. Başını iyice kendine çekiyor, sikinin ucunu gırtlağına kadar sokuyor, kocamı boğulacak hale getiriyordu.

          Benim de ondan farkım yoktu zaten… Aynı hareketleri bana uyguluyordu ağzımdaki… Arkamdaki herif de durmadan gidip geliyordu amımda… Bir süre sonra çıktılar deliklerimden… Tam rahatlamıştım ki sevincim uzun sürmedi. Meğer yer değiştireceklermiş.

         Ağzımdaki arkama geçti bu kez o sikmeye başladı. Arkamdaki de içimden çıkardığı sikini bana yalatmaya, ağzıma sokmaya başladı. Bu arada kocama sikini yalatan adam da ağzından çıkardı aletini… Kocamandı gerçekten… Yalanmaktan pırıl pırıl parlıyordu ışıkta… Kocamı çevirip arkasına geçti…

          - “Plastik siki ne yapacaksın ulan ibne, al sana hakikisi…” diye bir kahkaha koyuverdi. Sikini sadece tükürükle ıslatarak götüne dayadı. Kocamsa inleyerek,

          - “Yavaş ol bari ne olur…” diyerek yalvardı.

             Adam umursamadı bile, sikini hızla kocama kökledi. Daha önce makul boyutlu bir protez siki içine almaya alışkın olan kocamın götü bu iri sikin boyutuna dayanamadı. Acı bir feryat kopardı. O koca yarağı nasıl alabilmişti bilmiyorum. Herhalde götü yırtılmıştı adamcağızın… Adam kocamın arkasında gidip gelmeye başladı. Bir süre sonra kocamın acı acı bağırmaları, inlemeleri hafifledi. Yine inliyordu fakat bunca yıldır sikiştiğim kocamı tanıyordum, artık inlemeleri zevk inlemesine dönüşmüştü. Hatta hareketlerinden hoşuna bile gittiğini hissediyordum.

          Ben de ondan farksızdım aslında… Yapacak bir şeyim yoktu. İki adamın arasında biri ağzımdan, diğeri amımdan değişe değişe sikiyorlardı beni… Kendimi olayların akışına bıraktım. Tecavüz kaçınılmazdı, ben de kendimi sıkmadan zevk almaya bakmalıydım. Ve gerçekten ıslak amımda gidip gelen sikin verdiği zevk tüm vücudumu kaplamaya başlamıştı.

         Kocamdan önce elbette ilişkilerim olmuştu, ama evlendikten sonra onu hiç aldatmamıştım, başka bir erkekle beraber olmamıştım. Sevişirken bazen birkaç erkek tarafından sikildiğimi hayal eder, kocama da anlatırdım bu kurduğum hayalleri… İstediğim şey bu gece gerçekleşmişti zorla da olsa… 

         Başlangıçta gözlerimden yaş gelerek istediklerini yaparken, şimdi zevkten inlemeye başlamıştım. Kocam da kendini aşmaya başlamıştı. Kalçalarını sallaya sallaya adamın bel hareketlerine cevap vermeye, adamı delirtmeye başlamıştı. Arkamda sikini sokup çıkaran adam,

          - “Tava geldi bunlar iyice Mesut abi…” dedi.

          Hepsi de gülmeye başladı. Kocamın arkasındaki Mesut ağabeyleri kasılarak boşalmaya başladı. Götünü spermleriyle doldurmuştu. Tüm ağırlığıyla üstüne yığıldı. Diğerleri de gaza geldiler, onun ardından arkama ve ağzıma fışkırtmaya başladılar.

          Sıcak döllerin tadını ağzımda hissedince ağzımı çekip kaçınmaya çalıştım. Ama adam saçlarıma yapıştı, sikini ağzımın derinliklerine kadar sokarak tüm spermlerini boğazımdan aşağıya boşalttı. Kusacak gibi oldum, öğürüyor, öksürüyordum.
          Bizi yatakta öyle sikilmiş, döl içinde bırakıp birer sigara yaktılar. Adı Mesut olan elebaşları,

          - “Evi dolaşın, değerli ne varsa hepsini toparlayın…” dedi diğerlerine… İkisi odadan çıktılar. Mesut bize dönerek,

          - “Yalayın ulan sikimi orospular…” dedi.

              Kocamla birbirimize baktık. Çaresizdik. Dediğini yapmaktan başka çaremiz yoktu. İkimiz birden sikini paylaşmaya başladık. Kocam hala olaya alışmaya çalışırken tutuk davranıyordu. Bense her zaman yaptığım şeyi yapıyordum, kendimi beğendirmek istercesine elimdeki aleti yalıyordum.

              Hoşuma gitmişti Mesut’un kocaman şeyi… İçinde bulunduğumuz ortamı unutmuş gibiydim adeta, adamın kalın, damarlı aletini yalamak zevk veriyordu bana… Kocamsa Mesut’un sikini bana neden yalattığını anlamıştı,

          - “Bak, istiyorsan seni ağzımızda boşaltalım bir kez daha… Ya da beni sik bir daha… Ama karıma dokunma… Sikin çok büyük, canını yakarsın” dedi.

          - “Fazla konuşma ulan” diye bir tokat daha patlattı yüzüne… Gözlerinden yaş geldi kocamın… Ben de daha çok emmeye başladım tokat yeme korkusuyla… Mesut’un siki çatlayacak gibi kabarmış, başı mosmor olmuştu. Sertçe sikini çekti elimizden ağzımızdan… Kocama,

          - “Karını önümde domalt ulan ibne…” dedi. Çaresi yoktu, dediğini yaptı. Ben zaten onu beklemeden önünde domalmıştım bile…

          - “Sikimi eline al ve karının götüne daya…” diye emretti Mesut. Kocam duraksayınca bir tokat sesi daha çınladı odanın içinde… Başımı çevirip baktığımda kocamın ağzının kenarından kan geliyordu. İstediğini yaptı. Eliyle tuttuğu Mesut’un sikini minik deliğime dayadı.

          - “Şimdi yarrağımı karının götüne sokmaya başla bakalım…” diye bir emir daha verdi.

          Kocam götümün yanaklarını mümkün olduğunca ayırmaya çalışarak Mesut’un koca yarrağının başını benim arka deliğime bastırmaya başladı. Daha sikinin başı girmemişti ki duyduğum korkunç can acısından çığlık kopararak kendimi öne doğru attım. Mesut kocama bir tokat daha patlattı,

          - “Bu orospu kendini her kaçırışında seni döveceğim… Girmiyorsa yala karının göt deliğini, ıslansın biraz daha…” dedi.

          Kocam eğilip deliğimi yaladı ıslak ıslak… Dilini içeriye kadar sokmaya, canımın yanmaması için mümkün olduğunca ıslatmaya çalışıyordu. Sonra tekrar adamın sikini eline aldı, bir daha göt deliğime dayadı. Bu kez can acısına direnmeye çalışıyordum dudaklarımı ısıra ısıra… Mesut bana doğru yüklendi. Sikinin yarısı girivermişti içime… İnledim. Ama kaçmadım bu kez…

          - “Gir alttan karının amını yala… Zevk alsın ki orospunun göt deliği açılsın iyice…”

          Emri alan kocam yatıp bacak arama girdi, klitorisimi yalamaya başladı. Haklıydı piç herif… Zevk alıyordum. Amımdan aldığım zevk arkamdaki acıyı dengelemeye başlamıştı sanki… Daha kolay girip çıkar olmuştu koca yarak… Mesut da insafa mı gelmişti ne, sikinin yarısını sokup çıkarıyor, tamamını köklemiyordu.

          Fakat yanılmışım. Sadece sikine yol açmaya çalışıyormuş. Bir süre yarım yarım gidip geldikten sonra tüm gücüyle yüklendi arkama… Siki tamamen kaybolmuştu içimde, kasıklarını arkamda hissettim. Dibime kadar girmişti. Ben yığıldım kaldım. Acıdan bayılacak gibiydim. Dudaklarım buz gibi olmuştu.

           Mesut hiç beni umursamadan içimde gidip gelmeye başladı. Sikini tamamen çıkartıyor, sonra köküne kadar sokuyordu yeniden… Beş dakika kadar gidip geldi arkamda… Ben yine alışmıştım. Acı hafifliyor, deliğimin kenarlarında gidip gelen sikinin uyarıcı teması zevk veriyordu artık… Birden sikini çıkardı arkamdan,

          - “Aç ulan ağzını ibne…” diye bağırdı kocama… Dediğini yaptı o da… Mesut arkamdan çıkardığı sikini kocamın ağzına uzattı. Sarsıla sarsıla boşalıyordu.

          -“Yut hepsini…” dedi.

          Kocam dediğini yapmazsa başına gelecekleri bildiğinden ikiletmedi. Fışkırttığı bütün spermlerini yuttu. Ben de bu arada kendimi yana atmış, çam yarması Mesut’un koca sikinden fışkıran döllerin kocamın ağzına yüzüne fışkırmasını izliyordum. Öyle çok boşalıyordu ki…  Kocamın yutamadığı spermler ağzının kenarından süzülüyordu.

          Götümdeki sızlamaya rağmen bu manzara beni tahrik etmişti. Evet… Zevk alıyordum tüm bu yaşananlardan… En çılgın fantezilerimizde bile hayal edemeyeceğimiz bir olay yaşıyorduk. Sanırım kocam da benden farklı değildi. Bana baktı. Hemen yanına sokuldum. Mesut’un sikini yine kocamla paylaşıp yalamaya başladım. Ben de spermlerinin tadına baktım.

          Mesut şaşırmıştı ama hoşuna da gitmişti. Kendini ağzımıza ve dillerimize bıraktı. O sırada diğer ikisi buldukları bazı değerli şeylerle odaya döndüler.

          - “Oooo Mesut Abi… Biz iş peşindeyken sen malı götürüyorsun” diye sırıttılar.

          - “Gelin ulan…” dedi Mesut, “Bu orospular yarağın tadını aldılar, sabaha kadar sikelim şunları…”

          Adamlar hiç ikiletmeden arkamıza geçtiler. Birisi kocamın götüne, diğeri benim amıma geçirdiler siklerini… Biz de bu arada Mesut’un sikini yalamaya devam ediyorduk. Mesut biraz sonra diğerlerine

          - “Durun ulan…” dedi. Sikini ağzımızdan çıkarttı, yatağa uzandı. Bana,

          - “Gel üstüme orospu…” dedi. Beni sikinin üzerine oturttu. Boru gibi yarrağını bir anda amıma sokuverdi. Öyle zevk alıyordum ki, delirmiş gibi Mesut’un sikinin üzerinde zıplıyordum. O kocaman sik amımda bir görünüp bir kayboluyordu. Mesut adamlardan birisine,

          - “Sen de götüne gir şu orospunun da yarak tatsın biraz…” dedi.

          Adam hemen yerini aldı. Diğeri de talimat beklemeden ağzıma sokuverdi sikini. Üç ızbandut beni aralarına almış, sandviç yapmış sikiyorlardı. Hayatımda hiç duymadığım zevkler bütün vücudumu sarmıştı. Her yerimden zevk alıyordum. Beynimden ateş fışkırıyordu adeta… Amımda götümde piston gibi çalışan yarakların verdiği zevkten ağzımdaki yarağı somurup duruyordum çılgınca… Mesut kocama,

          - “Sen de aradan taşaklarımızı yala ulan ibne…” dedi.

          Kocam hemen dediğini yaptı. Artık beş vücut senkronize olmuş, ritmik şekilde hareket ediyorduk. Bir süre böyle hareket ettikten sonra arkamdaki adam içimden yarağını çıkardı ve kocamın yüzüme boşalmaya, kocam da hep bunu beklermiş gibi hepsini yutmaya başladı.

          Tam kocam ağzındaki siki yalayıp tertemiz yapmıştı ki benim ağzımdan yarağını çıkaran adam telaşla yatağın yanındaki etajerin çekmecelerini hırsla açıp bir şeyler aranmaya başladı. Biraz sonra aradığını buldu.

           - “Sizin gibi azgın orospuların evinde böyle sapıkça şeyler bulunduğuna emindim. Yanılmamışım.”  Ellerini havaya kaldırıp pis bir sırıtışla bulduğu şeyleri diğerlerine ve bize de gösterdi. Bir elinde özel yapım deri kırbacımız vardı. Diğer elinde de benim takım halinde sakladığım hepsi kırmızı renkte, ön kısmı delik tanga külodum, jartiyerim ve çoraplarım vardı. Kocamın önüne attı onları… Kırbacı kocamın üstünde şaklatarak acıyla bağırttırdı zavallıyı,

          - “Al ulan yavşak pezevenk… Giy bunları…” dedi. “Seni bunlarla sikicem…”

          Kocam çaresiz kalktı, titreyen elleriyle benim seksi çamaşırlarımı giymeye çalıştı. İki haydut elleri kalkık siklerinde, benim üstünde gidip geldiğim Mesut da gülerek kocamı izliyorlardı. Gerçekten garip manzaraydı. İç çamaşırlarımı giyen kocam, tüysüz parlak vücuduyla adeta bir kadın gibi olmuştu.

          Yarı sert erkekliği önü açık tanga külottan dışarıya sarkıyor, tüysüz düzgün bacaklarında benim kırmızı jartiyer çorapları harika görünüyordu. Çamaşırları giymesini sabırsızlıkla bekleyen adam elinden tutup bir tur kendi etrafında döndürdü kocamı… Pembe beyaz kıçına bir şaplak atıp,

          “Üfff… Harika görünüyorsun yavrum…” dedi. “Hadi karının yanında domal da kadın gibi sikilmenin zevkine var…”

          Kocam yanımıza geldi. Dizlerinin üzerinde domalıp erkeğini bekledi. Adam da arkasına geçti, tanga külodu yana çekti. Sikini tükürükleyip kocamın götüne daldırıverdi. Diğeri de önüne geçti, sikini kocamın ağzına verdi.

          Şimdi iki erkek, benim sevgili kocamı ağzından götünden sikiyorlardı. Kırmızı külotla, jartiyer ve çoraplarla öyle güzel görünüyordu ki… Sanırım kocam da müthiş zevk alıyordu bundan… Gözlerini kapatmış içine girip çıkan yarakları hissetmeye çalışır gibiydi…

          Ben defalarca boşalmama rağmen altımda yatıp keyfine bakan Mesut boşalmamıştı. Amımdan akan zevk sularından kasıkları sırılsıklam olmuştu. Sikinin üstünde oturup kalktıkça kabarmış klitorisim o ıslaklığa yapışıyor, beni zevkten delirtiyordu.

          Dakikalarca sürdü bu şehvet oyunu… Benim inlemelerim, adamların böğürmeleri, vücutların birbirine çarpan sesleri odayı kaplamıştı. Zevkten başım dönüyordu artık… Önce kocamın arkasındaki, sonra ağzındaki boşaldı. Ve sonra Mesut hareketlendi… Birden kalktı altımdan, kocamla bana,

          - “İkiniz de önüme diz çökün” diye emretti. Dediğini yaptık. Sarsıla sarsıla spermlerini yüzümüze fışkırtmaya başladı. Deli gibi yalıyor, emiyor, bir damlasını bile ziyan etmemeye çalışıyorduk. Adamların hepsi pestil gibi olmuştu, tabii biz de… Mesut bize,

          - “Bundan sonra evinize soygun için girmeyeceğiz, ama sizi haraca bağlıyorum” dedi. Elindeki kamerayı göstererek, “Her ay, istediğim zaman, istediğim kadar adamla gelip sizi sikeceğim. Polise gitmeyi falan düşünmezsiniz herhalde… Yoksa karı koca üç kişiye nasıl sikildiğinizi, nasıl zevkten kıvrandığınızı herkes görür… Başından sonuna kadar sikiş filminde baş roldeydiniz…”

          İtiraz etmedik. İtiraza niyetimiz de, gücümüz de yoktu zaten… Giyindiler, evden hiç bir şey almadan çıkıp gittiler geldikleri gibi… Eh, alacaklarını almışlardı benden ve kocamdan…

          Belki üç gün kendimize gelemedik kocamla… Neden sonra toparlanabildik. Birbirimize baktığımız anda biliyoruz ki aklımızda o sikildiğimiz anlar var… Bir anda tahrik olup birbirimize giriyoruz, çılgınca sevişiyoruz.


          Hırsızlarımız mı? Hala zaman zaman kalabalık bir grup halinde gelip bizi sikiyorlar. Gelmelerini sabırsızlıkla bekliyoruz ikimiz de… Müptelası olduk… Kendimiz sikildiğimiz yetmiyormuş gibi bir akşam habersiz çıkıp gelen körpe dul kızkardeşimi de kadroya aldılar. Zavallı kocam, karısı, baldızı, domalta domalta sikiyorlar hepimizi…

7 Mart 2016 Pazartesi

Yaşlı Kocamı Komşu Oğlu İle Aldattım

Yaşlı Kocamı Komşu Oğlu İle Aldattım
Benim adım Gonca. 27 yasındayım, evliyim, çocuğum yok. Benden 15 yaş büyük kocamla üniversite için dersaneye giderken tanıştık. Despot baba evinin baskısından sonra, onun beni el üstünde tutan, sevecen davranışlarına kandım. Bana ve ev halkına aldığı güzel hediyeler, iltifatlar, zenginliği, hem beni hem ailemi ikna etti. Üniversite planları çöpe atıldı, kısa sürede evleniverdik. Maalesef hayatımın en büyük hatası buydu.
         Ve ilk gerdek gecesinden itibaren benim anlayışlı, olgun erkeğim kayboldu, daha doğrusu maskesini çıkardı. Yerine cahil, kaba, hödük, aşırı kıskanç koca tipi geldi oturdu.
          Nişanlılık döneminde “prensesim, yavrum" diye etrafımda dolanan adam, daha ilk gece benim korkularıma, kendimi kasmama, çırpınmalarıma hiç aldırmadan, üstümdeki gelinliği parçalayarak soydu beni… Çıplak, körpe, el değmemiş bedenime sapık bir tecavüzcü gibi parlayan gözlerle bakarken kendisi de soyundu. Ortaya çıkan tıknaz, aşırı kıllı vücuduyla, romantik bir gerdek gecesi bekleyen saf kızın üstüne adeta saldırıp debelenmeye başladı.
          Muradına erip kan ter içersinde, öküz gibi soluya soluya yan tarafa devrildiğinde, ben bacak aramdan yatağa  süzülen bekaret kanımla, yanaklarımdan yastığa süzülen göz yaşımla, kasıklarımdaki acı ve korkunç pişmanlığımla tavanı seyrediyordum. Başımı yan tarafa çevirdiğimde yerde paramparça edilmiş gelinliğime ilişti gözüm… İçimdeki pişmanlık kasıklarımdaki sancıyı bastırdı,

          - “Allahım, ben ne yaptım?”
          Ve bugüne kadar, nerdeyse on senedir bu cümleyle yaşadım. “Ben ne yaptım?” Geriye dönmek yok, babam kapıyı bile açmaz. İleriye gitmek yok, lise diplomasıyla hiçbir becerim olmadan ne yapabilirim, kendime nasıl bir yaşam kurabilirim?
          Bunca sene bir bitki gibi bu adamla evlilik yaşadım. Akşamları içki sigara kokularıyla, genelde alkollü eve geliş… Üç beş, kendi ilgi alanından, benim umursamadığım konuşmalar… Yatağa giriş… Kıllı göbekli, iğrenç gövdesiyle üstüme çıkışı… Öpüşmesiz okşamasız, kısa süren bir ilişki… Kendisi boşalır, yana devrilip horlamaya başlar. Suçum genç ve güzel olmak… Aşırı derecede kıskançlık… Dışarı çıkmak yok, arkadaş aile görüşmesi yok, perdeler kapalı, alt kattaki kiracılarla sınırlı ilişki, tam bir esir hayatı…
         Çocuğumun olmamasını da başıma kaktı her fırsatta… Bense hiç üzülmedim buna… Dünyaya kocam gibi bir yaratık daha getirmektense yalnız yaşamak daha iyidir diye düşündüm.
          Bunları neden anlattım? Tolga ile, alt kattaki kiracıların 20 yaşındaki genç oğluyla yaşadığım ilişkiye mazeret aramak için mi? Evet… Fakat gerçek bunlar, mazeret değil… Kocamla aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı, beni anlasaydı, gerçek anlamda sevseydi, beni yatakta doyursaydı, bunları, bu ilişkiyi yaşar mıydım? Sanmıyorum.
         Peki pişman mıyım? Kesinlikle hayır… Pişman değilim. Tolga, bu genç, yakışıklı, güçlü adam, bana hayatı, yaşamayı, seksi, doyumu, tatmin olmayı, orgazmı, sevgiyi, sevilmeyi, Goncameyi öğretti çünkü… Hiç de pişman değilim. Aksine çok mutluyum.
          Her şey bundan iki yıl önce başladı. Kocam iş için üç günlüğüne evden ayrılmıştı. Bin bir tembihle beni koca evde yalnız başıma bırakmıştı. Can sıkıntısından ölmek üzereydim. Her zaman gidip sohbet ettiğim alt kattaki kiracılarımız da köye gitmişlerdi.
         Akşamın geç saatinde kapı çalındı. Çekinerek gözetleme deliğinden baktım, alt katta oturan ailenin genç oğlu Tolga kapının önünde duruyordu. Yakışıklı Goncaeç yüzünü gördüğümde içim cız etti. Çok seviyordum onu… Hoş sohbeti, Goncaer yüzü, candan tavırları etkiliyordu beni… Merakla kapıyı açtım,
          - “İyi akşamlar Gonca abla, rahatsız ettim ama bizimkiler yoklar, bu saate kadar gelmediler. Haberin var mı acaba?”  dedi çekingen bir tavırla… Ailesi apar topar, acilen köye gitmişti sabahtan, iki üç gün gelmeyeceklerdi. Anlattım.
          - “Sana not bırakmışlardı, görmedin herhalde…”
          - “Görmedim Gonca abla. Rahatsız ettim, iyi akşamlar…” Gitmesini istemiyordum, korkunç canım sıkılıyordu. Atıldım,
          - “Gel Tolga, ben de çay demlemiştim. Bir bardak çay iç, öyle git…”
          - “Yok Gonca abla, rahatsız etmeyeyim, ben gideyim. Bilgisayarda işim vardı. Teşekkür ederim…” dedi, gitti.
              Kös kös ardından baka kaldım. Sonra kapıyı kapatıp içeriye salona, yalnızlığıma döndüm. Amaçsızca odalarda gezindim. Ruhum sıkılıyor, duvarlar üstüme üstüme geliyorlardı sanki… Soyundum, kendimi yatağa attım. Her zaman yaptığım şeyi yapmaya, fantaziler kurarak kendimi okşamaya başladım. Gözlerim kapalı, bir elim külodumun içinde, diğer elim göğsümde, meme ucumu ovalarken hayaller kurdum.
          Bu akşam hayal kurmak da kolaydı… Fantazilerimin her zamanki kahramanı Tolga az önce kapımdaydı. Onun gitmediğini, içeriye girdiğini, öpüştüğümüzü, seviştiğimizi hayal ettim. Tolga bana sarılırken, ben de kollarımı sımsıkı kendime sardım. O, meme uçlarımı emerken ben iki meme ucumu da dilimle ıslattığım parmaklarımın arasında sıkıştırıp ovaladım. O, hayalimde genç irisi gövdesiyle bacaklarımın arasına girip beni becerirken, iki elim de külodumun içine daldı, am dudaklarımı sıkıştırıp orta parmağımı içeriye saldım. Kendimi okşaya okşaya, amımı parmaklayarak kıvrandım soğuk yatağımın içinde… İnleye inleye boşaldım.
          Üzerimde bir tek zevk sularımla ıslak külotla, çıplak vaziyette, soluk soluğa sırt üstü yatıp tavana bakarken “hayat mı bu?” diye düşündüm. Ömrüm böyle mi geçecek benim? Kendimi okşaya okşaya… Yalnız… Kimsesiz… Yaşlı, anlayışsız, kıskanç, despot kocayla… Yine dört duvar üstüme kapanmaya başladı. Kendimi mezarın dibinde hissedip bunalıyordum. Nefes alamıyordum.
           Aklıma Tolga geldi sonra… O da alt katta benim gibi yalnızdı. Çay… Öyle ya… Çay demlediğimi söylemiştim ona… İçeri gelmemişti… Ben gidip kapısını çalsam… Çayı ona götürsem… Seks falan aklımda değil, zaten az önce hayalimde onunla sevişip boşalmışım. İnsan gibi iki sohbet etsem… Yalnızlığımı gidersem…
          Sonunda  duramadım, dayanamadım… Kalktım, üzerime temiz bir külot, sütyen, dolaptan bir elbise geçiriverdim. Makyaj aynasında kendime biraz çeki düzen verdim aceleyle… Gardrobun boy aynasında kendime bir baktım, güzel… Kocamın dışarıda giymeme izin vermediği, ev içinde kullandığım eteği diz üstünde, yakası biraz dekolte elbiseyi seçmişim, nedense… Mutfağa gittim telaşlı adımlarla, çay demliğini, bardakları bir tepsiye koyup doğru aşağıya indim, kapıyı çaldım. Tolga açtı. Çekine çekine,
          - “Çay demledim ama evde hiç şeker kalmamış Tolga. Sizde vardır, beraber içelim diye geldim rahatsız etmezsem…” dedim. Üzerinde eşofmanlar vardı, beni içeriye davet etti,
          - “Gel abla, rahatsızlık ne demek? Ben üzerimi değişeyim sen çayı koyana kadar…” dedi.
          - “Gerek yok canım, akşam saati önemli değil giyimin, rahatsız olma…” dedim. İçeriye girdim. Salonda sehpanın üzerine tepsiyi koyarak çayları hazırladım. Tolga da şekeri getirdi. Televizyonu açıp çayımızı içmeye, sohbet etmeye başladık. Söz dolandı, yalnızlığımıza geldi,
          - “Ahmet abi yok galiba evde…” dedi. Adını duymak bile keyfimi kaçırmaya yetmişti.
          - “Yok, o da iş için gitti, birkaç gün gelmeyecek.” dedim. Sonra dayanamayıp ekledim. “Zaten olsaydı da fark etmezdi, sürekli içkili oluyor, sızıp kalıyor… Ben de yalnız kalıyorum hep böyle…”
           Sözcükler ağzımdan çıkar çıkmaz kendime geldim, neler söylüyordum ben…? Yanaklarım kızararak Tolga’ya baktım, anlayışlı sevecen bakışlarla bakıyordu bana… Başını iki yana sallayıp duruyordu, gözlerinde bana acıyan bir ifade vardı. Köşede duran bilgisayar dikkatimi çekmişti. Konuyu değiştirmek, tehlikeli sulardan uzaklaşmak için bilgisayarı bahane ettim. Bir iki soru sordum, bilmediğim birkaç şeyi açıp gösterdi bana… Öyle hoşuma gidiyordu ki bilgiç bilgiç bana anlatmaları, saatlerce dinleyebilirdim onu…
             İnterneti açıp bir iki site gösterirken yanlışlıkla daha önce açtığı porno sitesi beliriverdi ekranda… Çıplak kadınlar, erkekler, her şeyleri meydanda ilişki resimleri kaplayıvermişti ekranı… Telaşla yüzü kızararak kapatmaya çalıştı açılan resimleri
          - “Şey, virüs girdi galiba abla…” diye kekeliyordu bir yandan… Ben de utanıp başımı çevirdim. Evliydim ama en az Tolga kadar bilgisizdim bu konularda ve genç kız gibi utanmıştım en az onun kadar…  Kalkıp gitsem mi diye düşündüm bir an, sonra vazgeçtim, kukumav gibi tek başıma oturamazdım evde… Bilgisayarı kapatıp geniş kanepede sessizce, yanyana oturduk. Neden sonra sessizliği Tolga bozdu,
          - “Gonca abla, özür dilerim. İnan bilerek yapmadım…”
          Yüzüne baktım. Yakışıklı, güzel yüzüne… Mavi gözleri yalan söylemiyorum diyordu bana… Elimi uzatıp elinin üzerine koydum teselli etmek isteyerek,
           - “Üzme kendini Tolga’cım…” dedim. “Gençsin, bekarsın… Normal böyle şeyler…”
           Sanki ben çok tecrübeliymişim, çok şey biliyormuşum gibi… Bunu söylerken elinin sıcaklığı elimi yaktı adeta, hızla çektim elimi… Ne yapacağımı şaşırmıştım. O elektrikli hava bir türlü dağılmıyordu. Bir şeyler yapmalıydım.
          Kalktım, çayları tazeledim. Titreyen ellerimle Tolga’ya çay bardağını uzatırken o da elini uzatınca elime çarptı, sıcak çay bardağı olduğu gibi kucağına devrildi. Canı yanarak ayağa fırladı. Eşofmanın önü çay olmuş, duman tütüyordu. Aceleyle banyoya koşturdu. Ben de üzülmüştüm çocuğun canı yandı diye… İlk şaşkınlığın ardından hemen arkasından seğirttim yardım amacıyla…  Banyonun kapısını açıp içeriye daldım,
          - “Tolga, canın yandı mı, nasıl oldun?” diye sorarken daha cümlem bitmeden, onun eşofmanın altını çıkardığını ve küvetin içinde duş hortumuyla kasıklarına su tuttuğunu gördüm.
          Ağzım açık, donup kalmış onu izliyordum. Kaslı bacaklarının arasında kalın ve uzun bir erkeklik organı vardı. Soğuk suyun temasıyla sanırım sertleşmiş dimdik karşıya bakıyordu aleti…  Tabi insan ister istemez, evde kocamın yıllardır içime sokup durduğu şeyle bu güzel erkeklik organı arasında karşılaştırma yapıyor. Ben de yaptım.
         Alakası bile yoktu. Kocamın minik, kara kuru sikini bunca senedir erkeklik organı niyetine içime almıştım. Ama şu anda karşımda pespembe, kocaman başıyla, damarlı gövdesiyle bakılası, öpülesi, içime sokulası bir erkeklik organı, beni kışkırtırcasına bana bakıyordu. Tolga da donup kalmıştı. Sikini gizlemeyi, örtmeyi akıl bile edememişti. Malı meydanda, elindeki ucundan su fışkıran duş hortumunu unutmuştu zavallım… Sular yerlere akıyordu.
          
          Ne yapacağımı bilemedim ilk anda… Donup kaldım ben de… Ama sonra içimdeki kadınlık hormonları dürttü. Hipnotize olmuş gibi birkaç adım attım gözümü ondan ayırmadan… İkimiz de konuşmuyor, birbirimize bakıyorduk. Yanına yaklaştım. O da küvetten çıkıp bana geldi aynı şekilde…
          Aramızda bir karış vardı sadece… Gözlerimiz birbirine kenetlenmişti. Dudaklarım titriyordu. Gözlerimi onun uzun kirpikli, mavi gözlerinden, etli dudaklarından ayıramıyordum. Nefes alamıyordum, dudaklarımı araladım soluk almak için… Tolga titrek bir sesle,
          - “Gonca abla…” dedi.
          Gözleri dudaklarımdaydı… İstekle aralanan, arzuyla titreyen ıslak dudaklarımda… Eğildi, öptü dudaklarımdan… Bir anda birbirimize sarılıverdik, vahşice öpüşmeye başladık. Sımsıkı kucaklamıştı beni, altı çıplak vaziyette, sertleşmiş erkekliği ince etekliğimin arasından kasıklarıma batıyordu. Dakikalarca öpüştük. Dili dudaklarımı okşuyor, nefes almak için açılan ağzımdan içeriye sokup dilimle buluşuyor, beni delirtiyordu.
          Bana sarılmayı bıraktı. Dudaklarını ayırmadan eşofmanın üzerini çıkardı. Tekrar sarıldı. Ayakta, kollarında eriyordum adeta… Çırılçıplaktı. Kaslı vücuduna sımsıkı bastırıyor, ince kumaşlı elbisemin üzerinden onun sertliğini kasıklarımda duyumsuyordum.
          Dizlerim titremeye başladı. Ayakta duramıyordum. Anladı ne halde olduğumu, kollarıyla tüy gibi tutup kaldırdı beni, kucaklayıp içeriye, salona götürdü. Öpüşmeye devam ediyorduk. Üçlü koltuğun üzerine yavaşça bıraktı beni… Bırakırken çıplak vücuduyla üzerime çıktı. Elbisemin incecik kumaşından onun çıplak gövdesinin ağırlığını, sertliğini, yakan sıcaklığını hissediyordum. Bir kolunu boynumun altından geçirmiş yastık yapıp vahşice dudaklarımı emerken, diğer elini elbisemin eteğine götürdü.
          Bacaklarımı yavaş yavaş, okşaya okşaya eteğimin altında ilerlemeye başladı eli… Baldırlarımı, bacaklarımın içlerini, külodumun üzerinden kadınlığımı okşadı uzun uzun… İçimde volkan kaynıyordu sanki… Lavlar boşalıyordu, külodumun ıslandığını hissediyordum. Ateş gibi parmaklarını aradan sokup amımı avuçladığında dudaklarının içinde zevkle inledim. Nefes alamıyordum,
          - “Ohhh… Tolga… Tolga…” diyebildim.
          - “Gonca abla… Çok güzelsin… Harikasın… Seninle sevişiyorum… Hep hayallerimde olduğu gibi… İnanamıyorum buna…” Aç dudakları her yerimde, dudaklarımda, yanaklarımda, kulak memelerimde, gerdanımda dolaşıyordu. Bir yandan dudakları, bir yandan klitorisimi, amımı okşayan parmakları bitiriyordu beni… Yağ gibi eriyordum kollarında…
          Öpmeyi bıraktı. Doğruldu. Ne yapacak diye beklerken elbisemin önündeki düğmeleri çözmeye başladı. Sabırsız parmakları titreyerek düğmeleri tek tek açtı. Elbisemin önü tamamen açılmış, dantel sütyenim ve külodum meydana çıkmıştı. Sütyenimi zorlayan memelerimi aç bakışlarla süzdü bir an… Dayanamadım, kalkıp koltuğun üstünde diz çökerek elbisemin kollarını sıyırdım, çıkarıp kenara attım. Sütyen külot kalmıştım. Hızla atıldı, dudaklarıma yumulurken ellerini arkama, sütyenin kopçasına götürdü. Sabırsızca, koparırcasına açtı sütyenimi, memelerimi meydana çıkardı.
          Sütyenin baskısından kurtulan memelerim, sertleşmiş uçlarıyla onu davet ediyordu sanki… Hayran bakışlarının altında mutlulukla kıvrandım. Kocamın pek ellemediği memelerim hala genç kız sertliğinde ve dikliğindeydiler. Eğilip önce birini, sonra diğerini ucundan öptü. Ürperdim. Dudakları birinin ucunu kavrayıp emmeye başladığında kendimden geçtim adeta, başını tutup arkaya devrildim. Genç erkeğimi kendime çektim. Şimdi süt emen bir bebek gibi mememi emiyordu.
          Beynimde şimşekler çakıyordu sanki… Meme ucumdan tüm vücuduma bir zevk ürpertisi yayılıyor, kendimden geçiyordum. Bir bacağı benim üstümdeydi. Sertliği kalçalarıma değiyor, ben buradayım dercesine bedenime batıyordu. Bir mememi bırakıp diğerine saldırıyor, emiyor, avuçluyor, parmaklarının arasında sıkarken vantuz gibi ağzının içine tamamını almaya çalışıyordu. Bense altında kıvranıp duruyordum deli gibi…
          Göğsümü emen dudaklar aşağıya indi… Karnımı, göbeğimi tavaf etti… Dudaklarının yanı sıra diliyle ıslak bir iz bırakıp aşağıya yöneldi. Hiç yaşamadığım şeylerdi hissettiklerim… Gözümün önünde yıldızlar uçuşuyordu… Üzerimde kalan tek giysi olan çamaşırımı, külodumu okşarcasına sıyırdı bacaklarımdan… Ve dudaklarını benim çizgi şeklindeki ellenmemiş kadınlığımın üzerinde hissettim. Sıcacık… Islak… Amımı yeni temizlemiştim. Sanki onu bekler gibi pırıl pırıl, kaymak gibi yapmıştım. Ve şimdi Tolga kaymağımı yemekle meşguldü.

           Dış dudaklarımı aralayıp diliyle boydan boya gezindi amımda… Dilinin ucu bızırıma değdi, ben yerimden zıpladım. İnanılmaz bir zevk, bir şehvet dalgası sardı her yanımı… Bızırımı yaladı, emdi uzun uzun… Sonra dilini aşağıya indirdi, parmaklarıyla dış dudaklarımı aralayıp içime soktu. Islak ve sıcak dilini olabildiğince içime gömdü. Hava almaksızın dudaklarını kapattı amıma… Amımı emerken dilini içeride oynata oynata içimi okşuyordu. Bu arada ıslak parmağıyla klitorisimi okşarken, diğer elinin bir parmağı arka kapımı yoklamaya başladı.
          İşte o anda kendimi kaybettim. Böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde… Tüm vücudum kasılmaya, dalgalanmaya başladı… Hala sıcak dili amımdaydı. Parmaklarını kalçalarıma geçirmiş, kaçıp kurtulmamı engellemek istercesine sıkıyor, beni hareketsiz bırakmaya, dilinin verdiği zevki devam ettirmeye çalışıyordu. Öyle bir orgazm yaşıyordum ki, kendimi ölmüş, bulutların üzerine çıkmış gibi hissediyordum adeta… Kalçalarım yatağı dövmeye başlarken amımı emmeyi bıraktı, yukarıya çıktı. Eliyle memelerimi sıkarken dudaklarını benim nefes almaya çalışan açık dudaklarıma kapattı. Ölüyordum zevkten… Durmaksızın inliyor, kısık çığlıklar atıyordum,
          - “Oohhhh… Tolga… Dayanamıyorum Tolga… Ölüyorummm… Ne yaptın bana sen… Nasıl zevk bu… Erkeğimm… Aşkımm… Ooohhhh….”
image
          Neden sonra sarsıntılar hafifledi, azaldı, sona erdi. Kendimi halsiz, yorgun bir halde Tolga’nın kollarına bıraktım. Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım ömrümde… Hala su içinde kalmış, ıslak amımı okşayan elinin üzerine elimi koydum minnetle… Goncaümsedim…
          - “Öyle güzelsin ki Gonca abla…” dedi hayranlıkla…
          - “Teşekkür ederim” dedim. “Hiç böyle bir zevk yaşamamıştım. Hayatımda bir erkekle yaşadığım ilk gerçek orgazmım bu benim…” Gözleri açıldı, bana baktı,
          - “Nasıl? İnanmıyorum sana.. Ahmet abi?”
          - “Ahmet abin hiç böyle yapmamıştı… Böyle sevmedi beni hiç… Ahmet abin her zaman içime girer, bir kaç git gel ve sonra kendi boşalır, beni düşünmeden uyur sızar kalır…”  dedim. Sonra elimi uzatıp yarı kalkmış durumdaki sikini okşadım, utanarak ilave ettim. “Değil senin yaptığın gibi amımı yalamak emmek, adamakıllı sevişmedi bile…” Okşamalarım yarı kalkık sikini sertleştirmiş, dimdik olmuştu. Kıvrandı,
          - “Sen de yalamak ister misin Gonca abla?” dedi çekingen bir tavırla… İstediğini yapmayacağımdan, tersleyeceğimden korkar gibiydi. Goncaümsedim,
          - “Hiç yapmadım bunu Tolga… Ama madem sen beni bu kadar mutlu ettin, sana bunu borçluyum aşkım… Ne istersen yaparım senin için…” dedim. Doğrulup dudaklarından öpmeye başladım, gezine gezine boynuna, göğsüne, sert karnına kadar indim. Kasıklarına başımı eğdim, güzel sikini elimle tutup hayran hayran baktım. “İlk defa yapıyorum bunu… Beceremezsem sen yönlendir beni…”
          Dilimi çıkarıp ucuyla boydan boya yaladım erkekliğini… İyice sertleşmiş, damarları parmak gibi kabarmıştı ellerimin arasında… Dilimin ucunu kabarmış kan damarlarında, yumruk gibi başında, şapkasının kenarlarında gezdiriyordum ıslak ıslak… Eğildim, aşağıya indim, taşaklarını dudaklarımın arasına alıp yumurtalarını emer gibi yaptım. Kıvranıyordu ben bunları yaptıkça, inliyordu… Yukarıya çıktım. Ağzımı kocaman açıp sikinin iri başını ağzımın içine almaya çalıştım. Dişlerim canını yaktı sanırım, inledi.
          - “Özür dilerim aşkım… İlk defa bir erkeğin sikini ağzıma alıyorum… Kusura bakma…” dedim kısık sesle…
          - “Önemli değil Gonca abla…” dedi. “Ben de şimdiye kadar birkaç orospuyla, parayla seviştim sadece… Hiçbir kadın da bunu yapmamıştı bana… Sikimi ağzına alıp emen olmadı şimdiye kadar… Devam et sen…” derken parmakları saçlarımın arasında dolaşıyordu.
         
          Bu beni daha da ateşledi. Dudaklarımı daha da açıp ağzıma aldım başını… Şapır şupur bebek emziği gibi emmeye, dilimle içimde yalamaya başladım. Tolga da başımdan tutup kendine bastırıyordu. Böylece koca erkekliği ağzımın içinde kaybolmaya, yavaş yavaş ağzımın derinliklerine kadar girmeye başladı. Gözleriyle beni izliyordu. Ben de onun zevkten kısılmış gözlerinden gözlerimi ayırmadan işimi yapıyor, onun yönlendirmesiyle sikini sonuna kadar ağzımın içinde kaybetmeye, onu zevkten eritmeye çabalıyordum.
          Belki bir on dakika böyle emdikten sonra kasılmaya başlamıştı ki birden kalktı yerinden, beni sırtüstü yatırıp üzerime çıktı, sikini tekrar ağzıma soktu. Başım iki dizinin arasındaydı. Saçlarımdan tutup sonuna kadar kendine çekti. Dudaklarım kasıklarına değdi. Nefessiz kalmıştım. Başımı sallayıp kurtulmaya çalıştım. Erkekliğinin kafası bademciklerime değiyordu, boğazımdan içeriye girmişti sanki… Saçımdan tuttuğu parmaklarıyla başımı geriye çekti, nefes almamı sağladı, sonra tekrar gömdü. Kalçalarını ileri geri oynatıyor, ağzımı siker gibi gidip geliyordu.
          - “Ohhh… Gonca ablaaa… Harika emiyorsun… Delirtiyorsun beni… O minicik ağzında nasıl kaybettin benim yarağımı… Aaahhhh… Harikaaa…” diye feryat ediyordu bir yandan…
          Benimse cevap verecek halim yoktu. Ağzımın içinde kocaman bir yarakla nefes alamadan ağzımdan sikiliyordum.  Tam boğulacak gibi olduğum anda sikini ağzımdan çıkarıyor, bir parça nefes almamı sağlıyor, sonra tekrar sikini ağzıma gömüyordu. Kendimi kurtarmak için ellerimi kalçalarına sarmış, tırnaklarımı kabalarına geçiriyordum. Ama tırnaklarımın acısı bile engel olmuyordu erkeğime ve beni ağzımdan sikmeye devam ediyordu.
          Sonunda kasılmaya, döllerini ağzımın içine püskürtmeye başladı. Kaçmak istedim, bırakmadı. Döllerinin son zerresine kadar ağzıma, boğazımdan içeriye boşalttı titreye titreye… Baskıyı hafifletmişti. Ben de olan oldu diyerek tadı pek hoşuma gitmese de erkekliğini emdim, son damlasına kadar menilerini boşalttım içinden… Sonra dışarıya çıkardım. Oysa aksine ağzıma boşalmaktan mest olmuştu.
          
          Koltuğun üzerine devrildik ikimiz de… Nefes nefese kalmıştık. Kenarda duran elbisemi alıp ağzımın kenarından taşan menileri temizledim bir güzel… Çırılçıplak uzandık öylece… Elini uzatıp elimi tuttu,
          - “Hiç böyle bir an yaşamamıştım…” dedi. Elini sıktım minnetle,
          - “Ben de aşkım… Ben de…” dedim. Kesik kesik konuşmaya başladık kendimize geldiğimizde…  “Tolga, lütfen bundan kimseye bahsetme olur mu? Yalvarırım sana… Eğer bahsetmezsen erkeğim olursun, her zaman yaşarız bu zevkleri… Kocamla bunca senedir yaşadığım seks değilmiş meğer… Beni sen doyurursun bundan sonra… Ben de seni doyururum…”
          Eğilip öptü beni,
          - “Deli misin Gonca abla? Bu zevki yaşamak için ne istersen yaparım. Başkasına anlatır mıyım hiç?” dedi. Sımsıkı sarıldım ona,
          - “Keşke daha önce yaşasaydık bu zevkleri… Nelerden mahrum kalmışım meğer… Becerikli erkeğim… Tatmadığım zevkleri tattıran erkeğim… Bundan sonra kocam sensin…  Erkeğim benim…”
          Yine sertleşmişti siki, bacaklarıma değiyordu taş gibi… Dudaklarımdan öptü,
          - “Ama daha sikmedim Gonca abla… Amını yaladım sadece… Artık seni sikmek istiyorum… Döllerimi amına boşaltmak istiyorum… Hadi yukarıya, sizin eve çıkalım. Seni kocanın yatağında sikmek istiyorum…”
          - “Ohhh… Tolgaa… Konuşma böyle… Sikli amlı falan… Terbiyesiz…” dedim Goncaerek… Elimi aradan uzatıp sertleşen sikini kavradım. Taş gibiydi. “Mımmm… Demek beni kocamın yatağında sikmek istiyorsun ha? Kocamın beni siktiği yatakta? Ahlaksız seni… Hadi o zaman… Yukarıya çıkalım… Sik beni güzel güzel… Bu koca sikini sok bana…”

          İkimiz de heyecanlanmıştık. Ateşimiz tekrar yükselmişti. Binada ikimizden başkası yoktu. Üçüncü kat boş duruyordu. Kalktım, külot sütyenimi alıp giymek için davrandım. Elimi tuttu,
          - “Hayır, giyme Gonca abla… Öyle gel… Çırılçıplak…”  Kıkırdadım,
          - “Delisin sen Tolga… Çılgınsın… Hadi o zaman… Gidelim… Sabaha kadar seninim bu gece…”
          Beni kolumdan tuttuğu gibi, elimizde giysilerimizle dışarıya çıktık. Daha merdivenlerden çıkarken oramı buramı ellemeye, öpmeye başlamıştı bile… Kahkahalarla Goncaüyor, çocuklar gibi oynaşıyorduk. İyice sertleşen siki bacaklarının arasında sallanıp duruyordu. Deli gibi tahrik oluyordum onun çılgın hareketlerinden…
          Bizim dairenin kapısına geldik.  Eğilip anahtar deliğini ararken Tolga arkamdan yaklaşıp sertliğini bacak aramdan sokmuş okşayıp duruyor, beni belimden tutup kendine çekiyordu. Kapıyı zar zor açtığımda hemen içeriye girmedi, beni kapıya dayayıp üzerime abandı kaslı gövdesiyle, öpmeye başladı… Ellerimi yukarıda birleştirmiş bastırıyor, hareket etmeme, kurtulmama izin vermiyordu. Siki kasıklarıma dayanmış baskı yapıyordu. Hoş, zaten pek kaçmak istediğim de yoktu ya… Uzun uzun öpüştük. Önümde onun kaslı bedeninin ateş gibi sıcaklığı, sırtımda çelik kapının soğuk serinliği… Deli oluyordum zevkten…

            Ve neden sonra kapıyı kapatıp içeriye girdik. Bu sefer hakimiyet bendeydi. Onu kolundan tutup yatak odamıza götürdüm. Yatak odam her zamanki gibi gayet düzenliydi ve oldukça geniş bir yatağımız vardı. Etrafına bakınıp duran Tolga’ya sarılıp dudaklarına yapıştım. Karşılık verdi. Öpüşürken nefesimiz kesiliyordu. Bir eli saçlarımı çekerken diğer eli sırtımda, kalçalarımda dolaşıyor, kendine sımsıkı bastırıyordu. Az önceki ihtiras yine tüm vücudumu sarmıştı. Alevler içinde yanıyordum. Dudaklarımı çekip inledim,
          - “Tolga, bu gece seninim… Bu gece kadınlığımı yaşat bana…”
              Beni öpe öpe yatağın kenarına kadar götürdü Tolga… Öpmeyi bırakmadan üzerime eğildi, beni yatağa uzattı boylu boyunca… Bunca senedir kocam yanımda horlarken ağladığım, kendimi tatmin ettiğim yatağımda genç, yabancı bir erkeğin altına yatmak üzereydim. Heyecandan, zevkten ölüyordum. Tolga’nın tüm bedenimde dolaşan dudakları elleri bitiriyordu beni…
          - “Hadi Tolga… İçime gir artık… Dayanamıyorum… Seni içimde istiyorum…” diye inledim.  Bacaklarımı araladı, dizlerinin üstünde yaklaştı. Sikini tutup başını ıslak amımın kapısında, dudakları üzerinde dolaştırdı. İnledim… Kalçalarımı oynatarak kıvrandım, “Hadii… Sok artık…” dedim.
          Kırmadı beni… Yavaşça yüklendi… Ama girmedi hemen… Tüm ıslaklığına karşı amımın girişi zorluk çıkarıyordu kocaman erkekliğine… Biraz daha ıslaklığımı okşadı, aletinin başını ıslattı sularımda… Sonra tekrar bastırdı. Başı girmişti içime… Durdu… Bekledi… Tekrar itti… Yavaş yavaş koca sikini gömüyordu amıma… İnanılmaz bir zevkti yaşadığım… Kendimi kaybediyordum zevkten…
          - “Aaahhh….” diye inledim.
          - “ Beğendin mi Gonca abla? Sikim zevk veriyor mu?”
          - “ Deli misin? Zevk de laf mı Tolga? Çok güzelll… Kocamın pipisine alıştı amım… Senin koca sikin kudurtuyor beni zevkten… Ölmek üzereyim…”
          Bütün bedeniyle üstüme yüklendi. Siki dibine kadar amıma girdi bir anda… Boynuna sarılıp tüm vücudumla yapıştım ona… Bacaklarımı beline sardım… Bacaklarımın arasında koca bir et parçası vardı ve beni zevkten, şehvetten öldürüyordu bu kalınlık… Kıpırdanmaya, amımın içinde gidip gelmeye başladı yavaş yavaş… Nefesim kesiliyordu zevkten… Boynuna dişlerimi geçirip tısladım,
          - “Ohhhh… Harikaa… Mmmm… Çok güzel… Hadi hızlan aşkım… Sik beni…”
          - “Hemen değil Gonca abla…” dedi nefes nefese kulağıma… “Seni yavaş yavaş sikicem… Kocanın yaptığı gibi sikimi sokup çıkarıp boşalmayacağım sana… Tadını çıkaracaksın yarağımın… Sikilmenin, seks yapmanın ne demek olduğunu öğreneceksin bu gece Gonca abla…”

          Biraz hızlanıyor, biraz yavaşlıyor, gelecek gibi olduğunda durup bekliyordu. Böyle yapınca da ben zevkten kuduruyor, deliriyordum. Yavaş yavaş kendini geriye çekiyor, sonra hızla, bir anda köküne kadar yarağını içime sokuyordu. Sikinin başının ta diplerime değdiğini, koç başı gibi zorladığını hissediyordum. Vajinamın diplerinde hissettiğim sertliğinin okşamaları beni benden alıyor, kıvranıyor, kendimi sağa sola atıyordum. Kalçalarımı çalkalayınca da daha kötü oluyor, koca siki amımın içinde her yerime değiyor, çıldırtıyordu. Amıma her vuruşunda zevkin yanında acıyla inliyordum. Kocamın hiç değmediği yerlerime değiyordu erkekliği…
          Ve bir erkeklik organı içimdeyken hayatımın ilk orgazmını yaşadım, kendimden geçtim. Bacaklarımı sımsıkı kalçalarına sarmış, indirip kaldırıyor, kalçalarım yatağı dövüyor, haykırıyordum. İnanılmazdı yaşadığım şey…  Dakikalarca sürdü bu zevk… Kendimden geçtim bir süre… Neden sonra kendime geldiğimde Tolga hala içimde, bacaklarımın arasındaydı ve gidip geliyordu yavaş yavaş… Tekrar inlemeye başladım. O volkan tekrar kaynamaya, zirveye yükselmeye başladım. Tolga da sona yaklaşmak üzereydi.
          Tam bu esnada telefon çaldı. İkimiz de durup yatağın yanındaki telefona baktık. Hemen açmadım. Telefon birkaç defa çalana kadar soluğumun düzelmesini bekledim. Konuşabilecek hale gelince elimi uzattım, telefonu kaldırdım. Telefonun diğer ucunda kocam vardı. Sorun var mı, her şey yolunda mı diye aramış. Bu arada Tolga da içimden çıkmamış, üzerime uzanmıştı. Bacaklarımın arasında yabancı bir erkek, yarağını amımın dibine kadar sokmuş vaziyette, uykudan uyanmış sesimle kocama cevap verdim,
          - “Aloo…”  Konuşmaya başladık.  “Erkenden uykum geldi kocacım… Uyuyordum…” dedim.
          Biz kocamla konuşurken Tolga içimde milim milim sikini oynatıyor, yavaş hareketlerle gidip geliyordu amımda… Ağzımı kapatıp zevk inlemelerime engel olmaya çalıştım kocama cevap verirken… Garibim, benim başka bir erkeğin altında sikiştiğimden habersiz, beni soruyordu. Buysa daha çok tahrik ediyordu beni…
          Kocamla konuşurken beni sikmekte olan Tolga ile göz göze bakışıyorduk. Zevkten gözlerimiz kısılmıştı. Dudaklarımızda bir Goncaümseme… Kocam uzun uzun bir şeyler anlatırken telefonun ahizesini elimle kapatıp fısıldadım,
          - “Memnun musun aşkım? Telefonda kocam var. Ve sen karısını sikiyorsun…”  İnledi sessizce,
          - “Ohhh… Evet Gonca abla… Öyle güzel ki… Ahmet abinin karısını sikiyorum yatağında… Altımda zevkten inletiyorum… Haberi yok pezevengin…” diye fısıldadı o da…  Boynuna sarılıp omuzunu dişledim…

          - “Erkeğim benim… Sikemeyenin karısını sikerler… Hadi sik beni… Güzel güzel sik… O koca yarağınla sik Ahmet abinin karısını… Ohhh… Sok yarrağını bana…”
          Kocam hala anlatıyordu telefonda… Arada ahizeyi kapatan parmaklarımı kaldırıp hı… hı… evet… hayır… diye cevaplıyordum onu… Özlediğini söyledi sonunda…
          - “Ben de seni çok özledim kocacım… Yalnızlık zormuş… Bir an önce gelsen keşke… Burda, yatağımızda yalnız yatıyorum, sensiz… Gelsen de sevişsek…” dedim cilveli cilveli… Sanki gelse yapacağımız şeyin adı seksmiş gibi… Vedalaştık,
          - “İyi geceler karıcım, kendine iyi bak…” dedi, kapattı telefonu… Bense ahizeyi elimden fırlatıp attım, içimde gidip gelen Tolga’ya sımsıkı sarılıp kalçalarımı çalkalamaya başladım, amımda hareket edip duran sikini daha çok hissetmeye çalıştım.  Soluk soluğa,
          - “Duydun mu?” dedim. “Kendime iyi bakacakmışım…” Tolga da bütün gövdesiyle üstüme yüklenerek amıma abanırken yanıtladı beni,
          - “Merak etme Gonca abla… Ben sana iyi bakarım…” dedi.

             Telefonda duraklamamız biraz yavaşlatmıştı hızımızı ama konuştuğumuz hayasız, ar damarı çatlamış sözcüklerin etkisiyle delirmiştim. Tolga da benden daha çok heyecanlanmış ve zevke gelmişti. Sona yaklaşmıştık ve üzerime uzanmış, son darbeleri vuruyordu. Boşalmak üzereydim.
             O da geleceğimi hissetmiş, hızlanmıştı iyice. Ve son hamlede öyle bir yüklendi ki kendini kastı, odanın içini dolduran inlemelerle aynı anda ben de kasıldım. Birbirimizi öylesine sımsıkı sarmıştık ki ikimiz de birbirimizin kolları arasında titreye titreye boşalıyorduk. Döllerinin sıcaklığını amımın diplerinde hissediyordum. Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamamıştım.
          Bir süre içimde öylece kaldı. Amım sikini sarıyor, içimde yeni yeni küçüldüğünü hissediyordum.  İçimden çıkmak istemiyor gibiydi. Bacaklarımın arasında boylu boyunca uzanıyordu üstümde… Nefeslerimiz sonunda düzene girdi, sakinleştik. İçimden çıktı, kendini yan tarafıma bıraktı.
          - “Sigaran var mı aşkım?” diye sordu.
          İçim titriyordu o aşkım dedikçe… Kalkıp kocamın sigara paketini çıkardım çekmeceden, iki sigara çıkarıp çakmakla ikisini de yaktım. Çıplaklığımdan utanmak aklıma bile gelmiyordu, öylesine doğaldı ki çıplaklığımız… Tekrar yatağa, sevgilimin koynuna girdim. Kollarının arasına uzanıp onun sigarasını dudaklarının arasına kıstırdım. Pek kullanmadığım halde onunla beraber orgazm sigarası tüttürdük birlikte… Karnının üstüne koyduğumuz fondöten kutusunu küllük olarak kullanıyorduk.
          - “Tolga, bundan sonra bana abla deme, istemiyorum” dedim.
          - “Peki aşkım…” dedi. “Bu geceden sonra kadınımsın sen benim… Ablam değilsin…” Uzanıp sigara dumanı çıkan etli dudaklarını öptüm.
          - “İlk defa sevişmekten zevk aldım. Senin sayende aşkım… Ahmet abinin siki çok küçük, senin kadar da kalın değil üstelik… Bir de kendi işini bitirir, benimle hiç ilgilenmez. Senin kollarında kadın olduğumu anladım ilk kez…” diyerek içimi döktüm.  Kulağımdan öperek,
          - “Daha gece sona ermedi aşkım… Sabaha kadar benimsin… Altımda inleticem seni… Halsiz kalıncaya kadar becericem seni…” Sımsıkı sarıldım,
          - “Ne istersen yap… Yılların acısını çıkarmak istiyorum. Ne zaman, nasıl, ne kadar istersen sevişirim seninle…” dedim.
          - “İçine boşaldım.” dedi tereddütle… “Hamile kalırsan?”
          - “Olsun, senin çocuğun, doğururum…” dedim. Endişeyle yüzüme bakıyordu. Goncaerek yanağını okşadım. “Merak etme, çocuğum olmuyormuş benim… Korunmamıza gerek yok. İstediğimiz gibi sevişebiliriz yani…”  Elimi uzatıp sikini okşadım, hemen başını kaldırdı yaramaz… “Hatta şimdi başlayabiliriz sevişmeye gücün varsa…”

            Sigarasını küllüğe bastırıp etajere koydu. Belimden tutup bir anda üstüne çıkardı beni… Bacaklarımı aralayıp yerleştiğimde çoktan sertleşmiş siki amıma baskı yapmaya başlamıştı. Ne yapmak istediğini kadınlık sezgilerimle anlamış, sikinin üzerine oturmaya başlamıştım bile… Dudaklarımı ısıra ısıra erkekliğini içime aldım. Belimden tutup kendine çekiyordu. Sonunda dibine kadar girdi.
           Biraz bekleyip üstünde hareket etmeye başladım. Yukarı aşağı inip kalkıyor, ucuna kadar çıkıp dibime kadar içime alıyordum. Giderek hızlandım, ıslak amımın içinde yağ gibi kaymaya başladı erkekliği… Başını kaldırıp memelerimi yalıyor, uçlarını emiyordu ben üstünde gidip gelirken…

Zevkten deliriyordum yine… Bir kez daha sarsılmaya, orgazm olmaya başladım. Sonunda üstüne yığılıp kaldım. Yana devrilip iki büklüm oldum. Bacaklarımı kasıyor, hala devam eden orgazm kasılmalarının zevkini çıkarıyordum.
          Sabaha kadar seviştik. Duş yaptık, banyoda arkamdan girdi… Duştan çıktık, yatağın üstünde domalttı beni, kalçalarımdan tutup amıma girdi. Bu kez değişik açıdan amıma giren erkekliği zevkten delirtti beni… Sabaha kadar seviştik kısacası… Uzun uzun seviştik… Durduk, dinlendik, sikiştik. Ben erkeksiz, o kadınsız geçen yılların acısını çıkarırcasına seviştik. Banyoda bir kez de arkadan, minik deliğimden becerdi. Çığlıklarıma aldırmadan arkamın kızlığını bozdu. Onun zevkini de yaşattı bana…
         
          Sabah güneş doğarken sızıp kaldık yatakta… Öğlene kadar ölü gibi uyuduk. Uyandık. Çırılçıplak evin içinde dolaştık, oturduk, kalktık, mutfakta yemek yedik. Evin her köşesinde, her odasında seviştik.  İki gün boyunca yeni evli balayı çiftleri gibiydik. Hiç durmadık. Öpüşüp koklaştık, seviştik. Ertesi gün kocam gelecek diye zorla ayrıldık birbirimizden…
          İki yıla yakın bir zaman boyunca sürdü ilişkimiz… Fırsatını bulduğumuz, canımızın çektiği her anda birbirimizin kollarına koştuk. Fakat sonunda ailesiyle beraber taşındı, birbirimizi kaybettik. Şimdi hayata küsmüş gibiyim. Bir kenara çekilip saatlerce Tolga ile yaşadığımız sevişmeleri anıyorum. Mutfakta yemek yerken o yemek masasında bana yaptıkları…

          Kocamla yatarken o yatakta yaşadığımız orgazmlar… Kocamın çükü içimde gidip gelirken, Tolga’nın içimi dolduran kalınlığı… Kocamın leş gibi içki kokusundan iğrenirken, burun deliklerimde Tolga’nın erkek vücudunun salgıladığı beni tahrik eden erkek kokusu…

          Fakat yapacak bir şeyim yok. Ya böyle yaşamaya devam edeceğim, ya da kendime geleceğim. Çıkıp kendime bir şekilde yeni bir Tolga bulacağım. Onun gibi bir erkek… Beni doyuran, beni yaşatan, beni kadın yapan bir erkek… Bekliyorum… Her an karşınıza bir Gonca çıkabilir, gözleriyle sizi süzen, tartan, aranan… Benim o…

Kocamı Abimle Aldattım



Boş zamanlarımda internette dolaşmak herkesin ortak zevki haline geldi. Bende internette dolaşırken bu sitedeki bir çok hikayeyi okudum. Anlatılanları tamamen fantezi olarak düşünmüştüm. Şimdi bazılarının gerçek olduğuna inanıyorum.

Ben 29 yaşında. 170 boyunda 62 kg. evli bir bayanım. Eşim Kamuda çalıştığı için ailemle aynı şehirde oturmuyoruz. Her evlilikte olduğu gibi bizimde zaman zaman bazı problemlerimiz oluyor.


Haziran ayının ortalarında eşimle tartışınca sinirlerim yatışsın diye Ailemin yanına gittim. Üçüncü akşam ağabeyim geldi. Ağabeyim bende 8 yaş büyük kibar karizmatik akılı bir insan. Okullar tatile girince eşi çocukları ile ailesinin yanına gezmeye gitmiş. İş yemeğinin olduğunu istersem kendisine eşlik edebileceğimi söyledi. Birlikte yemeğe gittik. 

Harika bir yemekti. Yemekteki şarap çok güzel deyince, ağabeyim garsona aynı şaraptan iki şişe sardırdı. Saat 23 gibi ağabeyimin evindendik. Yengemin çamaşırlarından rahat bir şeyler giydikten sonra Tv seyrederken şaraptan içiyorduk. Bu arada eşimle aramızın biraz açık olması ağabeyimin gözünden kaçmamış benden laf almaya çalışıyordu.

 Eşimin kaba bir insan olduğunu ağabeyim de biliyordu. Ağabeyime eşim için hayatın para kazanmaktan ibaret olduğunu, Sevmek sevilmek gezmek gibi insan ihtiyaçlarının ona aykırı olduğunu söyledim. Ağabeyim yatak ilişkinizde mi böyle deyince aldığım içkinin verdiği rahatlıkla ayda 1-2 kez oda kendi ihtiyacını gidermek için karşısındakini düşünmez dedim.


Ağabeyim eşim için bu adam tam salak böyle fıstık gibi bir kadına sahip boş gecemi geçirilir, bu adam ne kadar aptal diyordu. Kadın ruhuna hitap etmeyi onu okşamayı iyi bilen ağabeyim 10-15 dakika sonra kendimi seks tanrıçası afrodit gibi hissetmemi sağlamıştı.


Eli bacağımın üzerindeydi. Bana göre biraz kısa olan üzerimdeki yengemin geceliğini biraz daha açtığında iç çamaşırlarım görünür hale gelmişti. Ama umurumda değildi. Ağabeyimin söyledikleriyle kendimi çok daha seksi hissediyor eşime de biraz daha kızıyordum. Ağabeyim kanepeye uzanarak dizlerimin üzerine başını kodu. Benim güzelliğimden eşimin de salaklığından bahsederken açık olan bacaklarıma küçük öpücükler konduruyordu. Az sonra benim de kanepeye uzanmamı sağladı halen bacaklarımı öpüyordu yavaş, yavaş yukarılara çıktı. 

Kilotumun üzerinden hafiften amımı ısırmaya başladığında mantığımın onu durdurmam gerektiğini söylemesine rağmen hislerim tam aksini söylüyordu. Ağabeyim kilotumun bacağını kenara çekerek amımı ağzına aldı. Amımı yalıyor içine dil sokuyor sonra yerinde sökecek gibi öylesine kuvvetli emiyordu ki aldığım zevk beni bulutların üzerine çıkarmıştı. Onu durdurabilirdim ama yapamadım çünkü bunları ilk defa yaşıyordum. Eşim amımı hiç yalayıp emmemişti.


O nun seks anlayışında öpüşmek sevişmek yok. O taş fırın erkeği bir an önce içine sokacak 3-5 dakikalık git-gel den sonra boşalıp uyuyacak. Ağabeyimi durdurup durdurmama konusunda kendimle mücadele ederken durdurmak yerine başını elimle amıma doğru bastırmaya, daha rahat emmesi için belimi de yukarıya kaldırmaya başlamıştım.

 Bu hareketim ağabeyimi daha da isteklendirmişti. Şimdi göt deliğimden başlayıp klitorisime kadar olan alanını tamamını yalayıp ağzına alarak inanılmaz bir kuvvetle emiyordu. Am dudaklarım ve klitorisim şişerek zonkluyor bana hiç almadığım dugu ve zevkleri yaşatıyordu. Bu sırada öyle bir organz yaşamıştım ki vücudumun tüm kontrolünü kaybetmiştim sanki saçlarım bile titriyordu.. Eşim 6 yılda ancak birkaç defa organzma ulaştırabilmişti.


Ağabeyim kalçalarımı kanepenin kenarına yaklaştırınca niyetini anlamıştım. Onu durdurmayı, hayır dur, bu kadar yeter daha ileri gitmeyelim demeyi çok istedim. Ama ağzımdan kelimeler bir tülü çıkmadı. Gayret ettim ama olmadı arzularım sesimi bastırdı, bir türlü söyleyemedim. Ben kendimle mücadele ederken ağabeyim sikini amıma geçirdi. Bir taraftan memelerimi emeken diğer taraftan girip çıkmaya başlamıştı. Sonra içinden çıkarmadan beni belimden kavradı ve kaldırarak yatak odasına götürdü. Artık ikimizde çıplaktık.

Vücudumum her cm2 sini yalıyor. Emiyordu. Sikini amıma sokuyor çıkarıyor tekrar emiyor ve sokuyordu. Benim zevkten gözlerim kararıyor, başım dönüyor, ağzım kuruyordu. Hiçbir uzvumu kontrol edemiyordum. Defalarca elektrik çapmışçasına titreyerek boşalmıştım. Sanki tüm geçmişin acısını çıkarıyordum. Demek ki seks buydu. 

Ben bunu ilk defa böyle yaşıyordum. Şimdi eşime daha çok kızıyordum. Neden beni b u zevkten mahrum bırakmıştı. Halbuki ağabeyimden daha yakışıklı ve vücutluydu. Siki de 1-2 santim daha büyük ve kalındı. İstese daha fazlasını yapabilirdi. Bir saati aşkın süre sevişmeni sonunda ağabeyim içime patlamasının ardından birlikte uyduk. Sabah kalktığımızda ikimizde birbirimizden gözlerimizi kaçırıyorduk.