11 Mart 2016 Cuma

Kaşla Göz Arasında Oracıkta Götümü Sikti!



Herkese iyi günler Fantazilerim sitesi sakinleri. Benim adım İnci, 27 yaşındayım, boyum 1.80 ve 55 kiloda güzel bir bayanım. Ankarada bir Otomotiv firmasında çalışıyorum ve 8 yıldır bu firmada görevliyim. 

Bu anlatacağım olay başımdan geçeli 1 hafta oldu. İnanamadım ve hala şoktayım, çünkü herşey bir anda oldu. Aslına bakarsanız ben de istiyordum, ama bu kadar acele olacağını ve bir müşterimiz tarafından, çalıştığım işyerinde sikileceğim aklıma bile gelmezdi. Hem de götümden!


Günlerden Perşembe günü, bir araç teslimi vardı. Aracı alan kişi 25 yaşlarında, uzun boylu, yakışıklı birisiydi. Araç teslim işlemi bittikten sonra, ben satış sonrası için kendisini bilgilendiriyordum. Ama çocuk beni hiç dinlemiyordu bile, gözleri hep vücudumda ve bacaklarımda idi. Ben de ogün süper bir mini kot etek, altımda açık siyah bir külotluçorap giymiştim. Bacaklarım boyum gereği uzun olduğundan, oldukça davetkar duruyordu. Hiçbir şeyin farkında değilmişim gibi anlatmaya devam ettim. Sonra işim bittiğinde masama geçmiştim. Aracı alan çocuk elimi sıkıp, iyi günler dileyip, mağazadan çıkmıştı…


10 dakika geçmeden tekrar gelerek, araçta sorun olduğunu, emniyet kemerini taktığı halde ikaz lambasının yanıp söndüğünü, soruna bakmaları için araçı teknik servise bıraktığını ve sorun giderilene kadar burda beklemek istediğini söyledi. Normalde aracı satan başka arkadaşımdı ve o ilgilenmek için kalktı. 

Ama çocuk ona pas bile vermeden benim yanıma gelerek oturdu. Arkadaşım da başka müşteri ile ilgilenip kendi masasına geçti. Ben de yakışıklı çocuğa çay ikram ederek, sohbete başladık. Havadan sudan konuşurken, çocuk yine çaktırmadan bacaklarıma bakmaya başladı. Ben de bunu iyice anlamıştım ve hoşuma da gidiyordu, ona frikik vermek istedim. Eteğim zaten 1 karış oldugundan, birde oturunca iyice sıyrılıyordu. Ama aramızdaki masadan dolayı, fazla birşey göremese de, emin olun, eridiği her halinden belliydi…


Derken sigara içmek istediğini söyleyerek 2 tane sigara çıkardı, “Bana eşlik edermisiniz?” diye sordu. “Tabiki eşlik ederim…” deyip mağazadan dışarı çıktık. Sigaramı yakarken elime dokunmak için elinden geleni yapıyordu. Gözleri ile de beni siktiğini anlayabiliyordum. Sigaralarımızı içerken sohbete devam ettik. 

Bana nerde oturdugumu ve iş çıkış saatlerimi sordu, ben de söyledim. Ama çocuk çok hızlıydı, bir yandan da bana iltifatlarda bulunup resmen asılıyordu. Ben de bundan hoşlandığımdan, teşekkür edip gülümsüyordum. Bundan cesaret alan çocuk direkt bacaklarıma bakarak, fiziksel olarak da harika olduğumu, özellikle bacaklarımın kusursuz olduğunu söylediğinde, şaşkınlığımı gizleyemedim. Ama çocuk iltiftlara devam etti. Bu sırada aracın işleminin bittiğini haber verdiler. Ama çocuk oralı bile olmadı, “Tamam!” deyip, servis elemanını sepetlemişti. Çünkü beni tam kıvama getirmişti…


Sigara içtiğimiz yer yedekparça deposunun giriş kapısının önüydü ve kapısı açıktı, arada sırada malzeme alıp çıkanlar oluyordu. Çocuk birden, “Akşam müsaitsen, seninle kahve içmek istiyorum!” dedi. Yine şaşırmıştım. Daha ismini yeni öğrendiğim biri ile kahve içmek huyum değildi, ama ben de istiyordum galiba. Çocuk konuşurken gözleri kalçalarımda, bacaklarımda ve artık dikkatlice göğüslerimde idi. 

Niyeti açıkça anlaşılıyordu, niyeti beni sikmekti. Bunu anlamıştım, ama bu kadar hızlı olacağını tahmin etmemiştim. Bu arada çocuğun önü de iyice kabarmıştı ve utanarak bunu gizlemeye çalıştı. Ben de gülerek önüne baktığımdan biraz kızardı. Aslında çocuğun istediği de oymuş, beni arzuladığını gösterip, beni oracıkta sikmekmiş, bütün amacı buymuş. Ama bu mümkün değildi, orda bırakın beni sikmesini, öpmesi dahi mümkün değildi…


Derken çocuk, “Bu depoda ne malzemesi var İnci hanım?” deyip, elindeki sigarayı yere attığı gibi depoya adım attı. Ben de doğal olarak yanında yürüdüm. İçeri girmiştik ki, kapıyı sert bir şekilde kapatıp, kilitledi. Korkmuş ve şaşırmıştım, “Neler oluyor?” dememe kalmadan, ellerini kalçamda hissettim. “Ses çıkarma, seni aşırı derecede istiyorum, beni müthiş azdırdın!” dediğinde, ürkmüştüm. “Yapmayın lütfen, burası yeri değil!” dememle cesaretlenip, “Biliyorum aşkım haklısın, sakin ol, sadece o muhteşem kalçalarına dokunmak ve öpmek istiyorum, işimiz çok kısa sürecek!” dedi. Ama ben yalvarıyordum, “Yapmayın biri görür, rezil olurum, işten kovulurum!” diyordum. Ama dinleyen kim?


Ellerini kalçama sarmış ve okşayarak, “Senin de istedigini biliyorum yavrum, naz yapma!” dediğinde güldüm ve “Tamam istiyorum, ama burda değil!” dedim. “Sabret aşkım, müsait yerde seni bas bas bağırtacam, doyuracam seni, ama şimdi sen beni bir doyur, çok azdırdın beni, bu nasıl bir kalça, bu nasıl bir etek böyle!” dediğinde, tebessüm ettim. Mutlu olmuştum, hayatımda ilk defa böyle birşey başıma geliyordu. İstemeden de olsa birini kendime arzulatmak, benim de ıslanmama sebeb olmuştu. 

Sonra birden hızlıca arkama eğilip, “Hafif duvara yaslanıp, domal aşkım!” dedi. Ben de acele edip, bir an evvel burdan çıkmak istediğimden dediklerini harfiyen yapıyordum…
Zaten minicik olan eteğimi belime toplayıp, külotluçorabımı aşağıya sıyırdıktan sonra, tangamı yana çekerek,amımı ve göt deliğimi karışık olarak yalaması, beni adeta uçurmuştu. Nefesimi tutuyordum ve sesim bile çıkmıyordu.

 Ama ne yalamak! Adeta somuruyordu! Dilini amıma sokar gibi yapıp, beni dahada azdırıyordu. Sonra birden dilini göt deliğime sokup çıkarmaya başladı. O kadar hoşuma gidiyordu ki, “Tut beni!” dedim. Dermanım kalmadı, boşalacaktım. Ve beni tutmasıyla sarsıla sarsıla, ağzına yüzüne boşaldım. Ayakta duramıyordum.


Sonra beni tutarak kendisi hızla ayağa kalktı. Ne olduğunu düşünürken, fermuar ve kermerin açılma sesiyle arkamı döndüm, pantolonunu indirmiş, Boxerla duruyordu. “Neler oluyor?” dedim. “Ben seni boşalttım, sıra sende güzelim, al ağzına!” dedi. Acele ettiğimden hemen eğildim önüne, Boxerını aşağıya çektiğimde, yarağı yüzüme öyle bir çarptı ki, gözlerime inanamadım. 

Kendi kendime, (Bu ne yaaa?) demişim. Yok böyle bir alet! Filmlerde görürdüm, zenci aletleri tıpkı öyleydi. “Hadi!” demesiyle kendime geldim, ağzıma almaya çalıştım, ama kafasını anca alabiliyordum, çünkü küçük ağzı olan biriydim. Başımdan tutarak yineledi, “Hadi!” dedi. Alabildiğim kadar aldım, ama demeden de edemedim, “Tanrı aşkına, bu nasıl bir alet yaa? Bunu alan var mı?” dedim…


Gülerek, “Olmaz mıııı!” dediğinde, ben de güldüm. Ama biraz sonra o kocaman yarağı bana sokacağını bilmiyordum tabii. Bana ayağa kalkmamı söyledi, kalktım. Eline tükürerek sikine sürdü. Ben olanları hayretle izleyerek ne yapacak diye bekliyordum. Beni döndürüp, arkamda yarrağını hissedince anladım ki sikecekti.

 Hemen elimi arkaya attım, sikini tutarak, “Yapma ne olur, bunu alamam, bu bana girmez, bu çok büyük ve kalın!” dedim, çünkü amım küçük ve saysam daha 6 yada 7 kere anca sikilmişti. “Alırsın aşkım, kendini sıkma, serbest bırak, hadi bir an önce bitirelim de gidelim!” lafıyla kendime geldim, “Tamam!” dedim…


Elini amıma atıp zevk sularımla oynayarak, göt deliğime dokununca iyice ürktüm, “Dur, ordan kesinlikle olmaz, sen delirdin mi yaa?” diyerek sinirlendim. Ama çocuk ne dese beğenirsiniz? “Dışarda göt çoooook, ama böyle göt yok!” dedi. Beni iyice korku sarmıştı ve gözlerim dolarak, “Yalvarırım bırak gideyim, mesaiden sonra dışarda buluşalım, rahat bir yerde yap!” diye kurtulmaya çalısıyordum. Ayrıca ofisten çıkalı yarım saat olmuştu, birisi anlayacak diye de ödüm kopuyordu. Ama çocuk kafasına koymuş beni oracıkta sikecekti, hem de götümden. Bu aklıma geldikçe sinirden deliriyordum…


Derken birden sikini göt deliğime dayadığında, sıcaklığından etkilenerek, “Yavaş yap ne olursun, bu ilk olacak, yalvarırım yavaş!” diyebildim. O da kulağıma, “Tamam aşkım, sen kendini kasma, çok hoşuna gidecek!” diyerek, beni ilk götsikişime hazırlıyordu. Bir eli de amımı kurcalarken, ben artık su gibi olmuş ve direnmeyi kesmiştim.

 Sikinin kafasıyla göt deliğime fırça yapar gibi sürterek beni daha da azdırıyordu. İşini çok iyi yapıyordu. Sonunda sikinin kafasını götüme geçirmesiyle kendimi öne atmak istedim, ama beni öyle bir tutmuştu ki, bir eli göbeğimde, bir eliyle de ağzımı kapamıştı, yani hazırlıklydı kaçmamam için. O anki can havliyle elini ısırdım. Ama çocuk banamısın demeyerek öyle durdu. Hemen kendime gelerek kısık sesle, “Çıkarrrttttt, yalvarırım çıkarttt, yırttın!” dedim…


Çocuk içimde öyle hareketsiz beklediğinden acı azalmıştı ve yine kulağıma, “Az kaldı aşkım sabret, işin zor kısmını hallettik!” diyerek bekledi. Aradan 1 dakika geçmeden 1-2 milim daha soktu, yine aynı acıyı duydum. Ama nafile, çocuk bırakmıyordu. Kendimi iyice sıkarak, “Bitir artık ne olur, çok acıdı, yalvarırım bitir artık!” dediğimde, çocuk sikinin dışarda kalan kısmını tek seferde öyle bir soktu ki, siki ağzımdan çıkacak sandım ve o anda çığlığı bastım. 

Hemen ağzımı kapatarak, “Sakin ol aşkım! Bak nerdeyse köküne kadar aldın!” dedi. Gözlerimin önü kararmış, beynimde şimşekler çakmıştı, acıdan başka birşey hissetmedim, götüm uyuştu resmen. Çocuk ise aldırmadan, bir yandan beni tutmuş, bir yandan pompalamaya başlamıştı bile. “Hepsini sokma ne olursun, hepsini sokma!” diye yalvarıyorum. Beni duymuyordu bile, tamamını sokup çıkarıyordu…


“Ohhh aşkım daracık götün var, çoook göt siktim, ama bukadar darını ilk defa sikiyorum!” diyerek, deliğimin darlığına daha fazla dayanamadı ve öyle bir boşaldı ki, sanki götümün içinde bir volkan patlıyordu. İçime ılık ılık boşalıyordu, ama oluk oluk akıyordu. Hemen çıkardı sikini götümden, beni çevirip, önüne çömelterek, yalamamı istedi. Her an birileri gelebilirdi, hemen dediğini yaptım, ağzıma alarak bir güzel temizledim.

 Sonra o pantolunu çekti, ben de külotluçorabımı çekerek, eteğimi indirdim. Bana teşekkürler ederek, iltifatlar yağdırarak, beni öptü, bana aşık olduğunu, devamını istediğini söyledı. Ama o anda benim tek derdim ofise, masama dönmekti. Ben de ona teşekkür edip, “Sonra görüşürüz!” diyerek depodan çıkmak istedim, ama daha ilk adımda sendeledim. 

Hemen beni tutarak güldü, “Aşkım bu yarrağı götten yeyipte hemen yürüyen kimseyi görmedim!” dedi. İnamıyordum, dediği gibi yüreyemiyordum, götümün yanakları sanki ayrık ve göt deliğim açık duruyordu. Ve öyle bir acı vardı ki…


Çocuk, “Götünün sızısı geçince ara beni aşkım!” diyerek, arabasına bindi gitti. Ben de zorla da olsa masama geldim. Herkes nerede kaldığımı sorunca, “Eski bir arkadaşımla kapıda karşılaştık, lafa dalmışız!” diyerek geçiştirdim. Ama sandalyeme oturmamla, kalkmam bir oldu. O gün götümün acısından akşama kadar ofiste ayakta kalarak vakit geçirdim.
Herkese zevkli sikişler dilerim!



10 Mart 2016 Perşembe

Halim Amca Götümü Yırttı



Herkese merhaba.. Sizinle paylaşmak istediğim anım bundan 3 yıl önce yaşandı. Önce kendimi tarif etmek istiyorum. Ben hafif esmer tenli uzun dalgalı saçlı 174 cm boyunda 20 yaşında bir kızım. Adım tugçe.

 Bu olay lise sona giderken başımdan geçti. O zamanlar çok içine kapanık bir kızdım. Birkaç kız arkadaşımdan başka arkadaşım yoktu. Sabah erken kalkmam gerekiyordu. Ama gece hiç uyuyamadım. Alarm çaldığında duymamışım o yüzden okula geç kalmıştım.

 Annem ve babam çok erken işe gittikleri için sabahları onları görmüyordum. Geç kaldığım için acele etmedim bende. Kalktım duş aldım. Odamı topladım. Kahvaltı hazırlamadım kendime Ve dışarı çıktım. Sahilde bazen kızlarla gittiğimiz ufak biç çay ocağı vardı. Sahibi 60 yaşlarında sevimli bir amcaydı. Oraya gidip çay içmek istedim.

Hava çok güzeldi. Çok keyifliydim. Denizin kokusu ve hafif esen rüzgar beni çok rahatlatmıştı. Çay ocağına gittiğimde kimseler yoktu. 

Bende tam ocağın çaprazındaki tabureye oturdum. Aradan 5 -10 dakika geçti. Halil amca yani orayı işleten adam geldi. Hoş geldin çayı şimdi yaptım birazdan hazır olur dedi ve ocağın yanındaki masaya oturdu. Gazete okumaya başladı. Şu arka sayfalarında çıplak kadın resimleri olan gazetelerden. aslında biraz şaşırdım çünkü 

Halil amca çok beyefendi ve kültürlü bir insandı. Ama birazda rahatladım çünkü ondan çok korkardık sigara içmek istediğimizde. Bende bundan cesaret aldım. ”Halil amca sigaran varmı” diye sordum o arada neye baktığını anladım. 

Pornografik bir resime bakıyordu. ”Al tugçe” dedi. Sigaramı yaktım ve tabureme oturdum. Okula gitmiyecegimi bildiğim için kısa beyaz çorap giymiştim. Altımda beyaz üzerinde küçük ayıcık resimli ve artık popomu bile zor örten pamuklu kilodum. Beyaz ve göğüslerimi birazcık daha büyük göstersin diye taktığım telli sutyenimle ve uzun boyumla her erkegı bastan cıkartabılecek bir kızdım


. “Çay vereyimmi tugçe”…”evet Halil amca” dedim. Çayı bardağa doldurmak için arkasını döndü o anda ayağa kalktım ve elimi eteğimin altına sokup kilocumun amımı kapatmasını engellemek için yana doğru çektim. Tabureme oturdum etegımı dizimden biraz daha yukarı kaldırdım. Bacaklarımı hafıfce araladım. ”Buyur tugçe. Teşekkürler….

 Dedim. Çayı verirken gözleri bacaklarımdaydı. Yerine oturdu. Gazetesine bakmaya devam etti. Çayımı içerken gömleğimden bir düğme daha açtım. Bacaklarımı araladım. Fark ettirmeden bana bakıyordu. Tüylerim birazcık uzamıştı. Halil amca ayağa kalktı dışarı çıktı. O anda kendimi kötü hissettim. Sanırım çok komik bir duruma düşmüştüm. 5 Dakika sonra geri geldi. ”Bi çay daha içermisin”.. ”Evet teşekkürler”.. Dedim. Şekerimi koydum.

Tuvalete gitmeliydim. Kalktım çay koyduğu yerin yanındaki küçük tuvalete gırdım. Etegımı kaldırdım kilodumu indirdim ve o anda tam karşımda 5-6 cm çapta bir delik olduğunu fark ettim. Gözetleniyordum. Kalbim hızla atmaya başladı. Ne yapacağımı şaşırdım. Ve en çılgın olanı yapmaya karar verdim. Halil amcanın o delikten bakarak beni tam olarak görebıldıgını anlayabiliyordum. Sağ elimi amımın üzerinde gezdirmeye başladım çok heyecanlıydım. Tüylerim avucumu okşuyordu sanki.

 Hafıfce inlemeye başladım. Sol elımlede sağ göğsümü okşuyordum. O anda çay ocağının kapısının kilitlendiğini fark ettim. Artık buradan geri dönüş yoktu. Ayağa kalktım. Kilodum dizlerimdeyken tuvalet kapısının kilidini açtım. Kapı gıcırdayarak yavaşça açıldı. Tuvaletin içindeydim hala ve arkamı döndüm. Gözlerimi kapattım.

Kapının açıldığını duydum. Sonra kapanma sesi geldi. Hızlı bir nefes sesi. Çıplak popomda bir el hissettim. Sonra popomun üzerinde sıcak ve ıslak bir dil. Arkamı yalıyordu. Ama çok hızlı yapıyordu bunu. Dilin sıcaklığını hem göt deliğimde (buraları biraz kaba yazıyorum çünkü başka bi kelime daha iyi tasvir edemez) hem de amımda hissediyordum. Ve ayağa kalktı. Gözlerim hala kapalıydı. Dudaklarımı öpmek istedi fakat yüzü ve dili kokuyordu o yüzden istemedim. Saclarımdan tuttu ve aşağı itti beni.


Fermuarını indirdi. Dudaklarımın üzerinde sıcak. Sert ve ıslak. Kötü kokan penisi dolanıyordu. Ağzıma soktu. Ne yapmam gerektıgını bilmiyordum. Ağzımda gidip geliyordu. Tükürüklerim ağzımdan akmaya başladı. Basım donuyordu. Ve yaladığım şey kalp gibi atıyordu. Tadı ve kokusu çok kotuydu. Bı an durdu ve saclarımdan tutup ayağı kaldırdı.

 Duvara yasladı yüzümü dizlerimi kırdı. Popomu iki tarafa ayırdı. Parmağını soktu. ıslaktı. Ama çok zor giriyordu ve çok acıyordu. Götdeligimde buz gibi bişey hissettim. Küçük ve artık iyice sivrilmiş elsabununu deligime sürmeye başladı. Sabunu yere attı. Orta parmağıyla sabunu deligime yedirmeye başladı. Götdeligim kaşınmaya başladı. Artık parmağı daha kolay giriyordu fakat yanma hissi hala vardı. Elini çekti. Şimdi hissettiğim şey çok sıcaktı. Sikini deliğimin etrafına sürmeye başladı. Durdu. Şimdi tam deliğimin üstünden bastırmaya başladı. Beynimde şimşekler çakıyordu bağıramıyordum çok ama çok acıyordu.

 Ağzım açıktı ama sesim çıkmıyordu. Hızla sokup çıkartıyordu. Amımdan hafıfce sidik akmaya başladı bütün sınırlarım uyuştu. Köpek gibi sikiyordu beni. Ve aniden durdu. Götümün içinde çok sıcak bir şey akmaya başladı ağlamaya başladım. Hıçkırıyordum ağlarken.. Halil amca artık böğürüyordu. Başım döndü. Bir erkek beni götümden sikti ve götdeligimin içine boşaldı. Siki içimde yumuşadı ve yavaşça çıktı.. 

Kapıyı açtı ve tuvaletten çıktı. Bacaklarım titriyordu. Kilodumu çektim. Etegımı düzelttim. Ve oradan hemen çıktım. Adım atacak halim yoktu. Yolda yürürken belli etmemek ıcın kıvranıyordum. Eve gittim. Külotumda küçük bı kan lekesi vardı. İçimdeki meniler deliğimden çıkıp külotumun her yerine bulaşmıştı…. Olanları hiç kimseye anlatmadım. Utandım. Ama şimdi gerçekten çok rahatladım.. Teşekkürler 



7 Mart 2016 Pazartesi

Kaynım Götümü Görünce Azmış

Kaynım Götümü Görünce Azmış
Merhaba arkadaşlar. Ben bu site ile, çok yakın bir arkadaşım olan Tuğba sayesinde tanıştım. Arkadaşım Tuğba çok azgın, çok sexy ve bir okadar da sapık bir kızdır. Ayrıca o da benim gibi türbanlı. Neden sapık diye sorarsanız, kız tam bir azgın yaa… Çıktığı her erkekle sikişen, sikişmese de yemediği halt kalmayan bir insandır. Bunları da gelir bana utanmadan açık açık anlatır.
Neyse, benim ismim Burcu, başkent Ankaradan yazıyorum. 22 yaşında, 1.74 boyunda, 52 kiloda, 2 yıllık evli ve türbanlı bir genç kadınım. Arkadaşım Tuğba sayesinde, ondan duyduklarımla, ben de azgın ve çok isterik biri oldum. Ama ben herşeyimi evleneceğim adama saklıyordum. Sakladım da. Vee sonunda evlendim. Evleneli 2 yıl oldu, çocuğumuz henüz yok. Kocam Ahmetle görücü usulü evlendim. Kocamın maddi durumu çok iyi. Evimiz müstakil Villa. Evde kayınpederim, kayınvalidem ve kaynımla yaşıyoruz. Biz kocamla çatı katında kalıyoruz, orta katta kaynanam ve kayınbabam, kaynım da bodrum katta kalıyor. Kaynım demişken, zaten olayın başrol oyuncusu o şerefsizdi. Kaynımın adı Kenan, 1.90 boylarında, hafif sarışın, atletik yapılı ve yakışıklı birisidir. Nişanlıyken, nişanlım (şimdiki kocam) kardeşinin çapkınlıklarından çok bahsederdi, “Burcuu, varya bizim Kenan yine eve birini atmış!” falan diye bahsederdi. Ben de, “Aman Ahmet bize ne, bekar adam ne isterse yapar!” derdim ve geçiştirirdim. Ama birgün kaynımın beni de o yatağa atacağı ve her yerimden çatır çatır sikeceğini nerden bilebilirdim ki? Neyse, muhteşem bir düğünle evlendik, evimize geldik. Gerdek gecesi kocam Ahmete karşı çok sexy olmak istiyordum. Türbanlı gelinliğimi çıkardığında Ahmetin gözleri parlamıştı, çünkü altımda beyaz sexy bir jartiyer vardı. Kocam beni komple soymadan, jartiyerlerimle becermek istediğini söyledi, ben de tabiki büyük bir zevkle kabul ettim. Kocam önce heryerimi öpüp, bacaklarımı iki yana ayırarak, amım tabak gibi ortaya çıkınca, amımı yalamaya başladı. Ben kendimden geçiyordum, “Hadi aşkım, hadi sevgilim sik artık beni, kadın yap beni kocacığım!” demeye başladım. Kocam beni kırmadan, önce yarrağıyla amımı fırçalamaya, ardından da amıma sokmaya başladı. Kızlığımı delerek, 1-2 gidip geldi ve ve hemen boşaldı… Daha gerdek gecesinde hayal kırıklığına uğramıştım, “Neden hemen boşaldın aşkım?” dedim. Kocam ise, “Aşkım affet lütfen, o kadar çok dar vede sıcaksın ki, dayanamadım!” dedi. “Tamam aşkım, nasıl olsa gece uzun!” diyerek tamamen soyundum. Yatakta biraz öpüştükten sonra kocam, “Hadi aşkım yala da kaldır şunu!” dedi. Ben de hemen, kocamın o pek büyük olmayan sikini ağzıma alarak kaldırdım. Kocam, “Hadi domal aşkım, çok istiyorum!” dedi ve beni domaltarak başladı amımı sikmeye. Aradan 5 dakika geçince sikini amımdan çıkardı ve göt deliğime sürtmeye başladı. Ben hemen, “Napıyorsun aşkım? Ordan olmaz!” dedim. Kocam da, “Aşkım yapma ne olursun, bu kalçalarına, bu götüne hasta oluyorum, dayanamıyorum, ne olur bir kere ver!” dedi. “Hayır aşkım ordan kesinlikle olmaz! Hem biliyormusun, çok acıyormuş, Tuğba ordan bir kere siktirmiş, bir hafta oturamamış! Bana nasıl kıyarsın? Olmaz!” dedim ve konuyu kapattım. Kocam da, “Tamam aşkım!” diyerek amıma geçirmeye devam etti ve öyle bir boşaldı ki, dizinde derman kalmadı, olduğu yere yığıldı. Sonra kalktık duşa girdik, bir posta da orda sikti beni, buna sikme denirse tabii… Ertesi gün normal hayatımız devam etmeye başladı. Günler geçmekteydi ve her gece kocamın beni arzulaması ve sikmesi o kadar hoşuma gidiyordu ki anlatamam. Ama her gece de bana yalvarması, götten sikmek istemesi, beni çileden çıkartıyordu. Ben kocama götten vermedikçe, kocam bana inat yapar gibi var gücüyle amımdan sikmeye devam ediyordu. Gerçi kocamın siki pek büyük değildi, ama ben yine de kocamın gururunu okşamak için, onun kendine güvenini artırmak ve onu motive etmek için, beni sikerken, gayet şuh bir şekilde inliyor ve bağırıyordum. Ve her nekadar kocamın erken boşalmasında bir değişiklik olmasa da, hergece kocamla sikişiyorduk. Ben türbanlı olduğum için, dışarda çok kapalı, ama evde rahat dolaşırdım. Rahat dediğim, mini etekli degil tabiki, ama dışarda hep türbanlı olduğumdan, sıcakta evde bunalır, rahat gezerdim. Buna kaynanam birşey demezdi. Ama bazen de, “Kızım çok açılıpta babanı ve kaynını çileden çıkarma, bak güzelsin, alımlısın, ona göre hareket et!” derdi. Ben de bunları göz önüne alarak, onlar evdeyken daha edepli giyinirdim… Bir sabah kocamı ve kayınbabamı işe yolladım, (şerefsiz kaynım çalışmıyor), sonra kaynanam kalktı birlikte kahvalttı ettik. Kaynanama, “Kenan kalkmadı mı anne?” dedim. Kaynanam da, “Kızım o hergele dün gece gelmemiş, baktım odasında da yok, kimbilir yine hangi fahişenin koynundadır!” deyince utandım ve kıpkırmızı oldum. Kahvaltıya devam ettik. Kahvaltıdan sonra kaynanam, “Kızım bugün bir temizlik yapalım, hazır evde kimse yokken, ne dersin?” dedi. “Tabiki anne, ben üzerime rahat birşeyler giyip geleyim, istersen sen de rahat birşeyler giy, hava çok sıcak, sonra yanmayalım!” dedim. “Tamam kızım, sen git giyin, ben giyinirim.” dedi. Ben dama çıktım, evde kimse yok nasıl olsa diyerek, altıma dar bir tayt, içime tangamı, üzerime ise bol bir bady giydim, türbanımı çıkararak, başımı da açarak aşağıya indim… Beni gören kaynanam, “Kızım o altındaki ne öyle? Başın da açık?” dedi. “Aman anne, ne yapayım, hava çok sıcak, zaten evde de kimse yok!” diyerek geçiştirdim. “Tamam kızım, neyse…” dedi ve işe koyulduk. Ben işe camları silmeyle başladım, kaynanam da yukarı katın temizliğini yapıyordu. O sırada kapı çalındı. Kaynanama seslendim, “Anneeeee, ben merdivendeyim, kapı çalıyor, bakarmısın?” dedim. Ama nerdeeee? Kaynanam en üst kata çıkmıştı, duymadı. Kapı birdaha çalınca, merdivenden inmek zorunda kaldım. Komşumuz Nebahat geldi diye kapıyı açıverdim. Kaynım Kenan beni karşısında öyle görünce, “Bu ne yaa, yanlış mı geldim?” diyerek, ağzı bir karış açık, öylece kalakalmıştı. Ben de tabi kaynımı beklemediğimden dondum kaldım, “Yok be Kenan ne yanlışı, gelsene, ben yengen Burcu!” diye gülerek espiriye vurdum işi. Ama halen kendime gelemedim, çünkü Kenan gözlerime ve yüzüme kesinlikle bakmıyordu. Bakışlarını direkt göğüslerime vede dar taytımdan belli olan kalçalarıma dikmişti. Ben rahatsız oldukça oluyordum, ama o da tam tersi, baktıkça bakıyordu vede önünde çadır kurmaktan utanmıyordu… Ben hemen kaynanamın yanına çıkarak, “Anne Kenan geldi, ben üzerimi değiştireyim!” dedim ve odama girdim. Türbanımı takıp, altıma uzun bir etek giydim, hava sıcak olduğundan taytı çıkardım. Neyse, ben aşağı indim. Kenan ise salondaki koltukta sızmış kalmıştı, alkollüydü çünkü. Ben yine işe koyuldum. Tüm camları sildikten sonra epey yorulmuştum. Bu arada Kenan kalkmış, dolaptan kendine bir Cola almış içiyordu. Ben de Kenana, “Sen nasıl insansın yaa? İnsan annesine ve yengesine de ikram eder!” dedim. O da hemen gitti mutfağa, bize de birer bardak Cola koydu getirdi. Kaynanam da geldi ve Colalarımızı içtik. 15 dakika sonra kaynanam tuhaflaşarak kendinden geçti ve koltukta sızdı kaldı. Ben korktum kadına birşey oldu diye, “Anne! Anne!” diye seslendim. Kenan ise hiç istifini bozmadan oturuyordu. “Kenan baksana annene ne oldu yaa?” dedim. O da, “Merak etme yenge birşeyi yok, Colasına ilaç attım, akşama kadar bu dünyada olmaz o!” dedi. Bunları duyunca şok oldum, “Ne ilacı? Ne diyorsun sen Kenan?” dedim ve korkmaya başladım. Kenan yanıma yaklaşıp, “Yenge, seni ilk günden beri arzuluyorum, beni azdırıyorsun, geceleri abimin yarrağını yedikçe inlemen beni çileden çıkartıyor, artık yeter, seni bu gece yarrağa doyuracam ve bu yarraktan vazgeçemeyeceksin!” dedi. Ben şok üstüne şok yaşıyordum, “Neler diyorsun sen Kenan, saçmalama allaaşkına, ben senin yengenim, nasıl böyle şeyler dersin?” dedim. O da hemen, “Bırak yengenim ayaklarını lan, madem yengemsin, ne diye beni görünce götünü kıvırta kıvırta yürüyorsun? Ne diye geceleri abimle sikişirken sesli sesli inliyorsun, bağırıyorsun? Farkında değilmiyim sanıyorsun, ben duyayım diye özellikle yapıyorsun! Sen de istiyorsun, inkar etme!” dedi. “Yapma Kenan lütfen, abin beni çok arzuluyor, ben de onu motive etmek için inliyorum bağırıyorum, hepsi bu!” dedim. “Tamam işte yenge, şimdi seni gerçekten bağırtacam, acıtacam, haykıracaksın yenge!” diyerek yanıma iyice sokuldu ve “Neden taytını çıkardın yenge? Çok sexy oluyordun öyle!” dedi. Ben, “Yapma Kenan, böyle konuşma, utanıyorum!” dedim ve dememle birlikte Kenan üzerime atlayıp, bir çırpıda badyimi yırtarak çıkarttı ve göğüslerimi ellemeye başladı. Ben çaresizlikten ağlıyordum artık. Kenan ise zevkten gözleri kaymış bir şekilde göğüslerimi elliyordu. Sonra bir çırpıda kucağına aldığı gibi beni aşağı bodruma götürdü, yatağa attı. Ben artık olacakları ve bundan kaçışımın olmadığını anlamıştım, bir kere verip kurtulmak istedim… Kenan üzerime gelip kalçalarımı sıkmaya, göğüslerimi yalamaya başladı. Madem bu iş kaçınılmazdı, nasıl olsa sikecekti beni, ben de artık zevk almaya ve karşılık vermeye başladım. Bunu gören Kenan, “Vayy orospu vayy, yanılmamışım bak, sen de istiyorsun demek ki!” dedi. “Öyle deme Kenan, utanıyorum yengeciğim!” dedim. “Sus lan fahişe, senin içindeki orospuluğu bitirecem bugün!” dedi ve beni domalttı. Arkama geçip tangamı aşağıya sıyırdığında korktum, çünkü başladı bağırmaya, “Offff bu nee yaaa, bu nasıl kalça yengeeee, bu nasıl göt yengeeeee, varyaaa bu nasıl sikilir şimdi, götünün üzerinde, göt deliğinde ölmek isterim yenge!” diyerek, amımı götümü yalamaya başladı. Ben zevkten artık iyice kendimden geçtim ve am sularım akmaya başladı. Kenan sonra pantolonunu çıkarıp, “Hadi yenge al ağzına artık!” dediğinde, gördüğüm yarrak karşısında midem kalktı, gözlerim yerinden çıkacaktı, “Bu ne yaa böyle Kenan?!?” deyivermişim. Yarrağı yanında kolum ince kalıyordu valla, “Kenan ben bunu alamam içime, boşa yalatma!” dedim. “Merak etme yenge, bütün kızlar önce alamam diyor, sonra öyle bir alıyorlar ki, bağıra bağıra! Ayrıca merak etme, senin deliklerini yırtar yine sokarım!” dedi. Ben yalvarmaya başlayınca, “Sus lan kaltak, alacaksın işte, sike sike alacaksın, ben sokmasını bilirim!” diyerek bir tokat patlattı ki, anlatamam. O tokatla birkez daha anladım kaçışımın olmadığını ve başladım yalamaya. Ama nasıl yalayım, kafasını ağzıma zor alıyordum. Zaten kaşık kadar yüzüm var, ufak birde ağzım vardı, girmiyordu bile. Ama kenan ayısı zorlaya zorlaya gırtlağıma kadar sokuyordu. Kusmak üzereydim… Birden beni ayağa kaldırdı ve “Yaslan duvara!” dedi, mutfağa koştu. Merakladım, “Nereye?” dedim. “Bekle yengemmm, bekle orospum!” dedi ve geldiğinde elinde zeytinyağı şişesi ve benim kışın giydiğim topuklu çizmelerim vardı. O çizmelerimi uzun zamandan beri neden bulamadığımı şimdi anlamıştım, sapık herif çizmelerimi araklamış. Bir anlam veremedim ilk başta, ama Kenan, “Giy şunları lan orospu!” diyerek önüme attı ve “Daha sexy ol ki, seni sikip hemen bırakayım!” dedi. Bunu duyan ben hemen bir çırpıda giydim çizmeleri. Ellerimi duvara yapıştırdı ve belimi bastırarak belimi büktü ve kalçalarımın iyice dışarı çıkmasını sağladı. Ne yapıyor diye aynadan baktığımda, o kadar güzel gözüküyordu ki kalçam, şimdi bu manzarayı gören Kenan daha da kudurdu ve hemen arkama eğilerek amımı yalamaya başladı. Ama ne yalamak! Şerefsiz işini iyi biliyordu, zevkten beni mahvetti. Sonra yalamayı bırakıp ayağa kalktı. Artık sikecekti, “Ne olursun Kenan yalvarırım sana, yavaş yavaş sok, alıştıra alıştıra sok, bunu birden alamam içime!” dedim. “Merak etme yenge alacaksın, alacaksın!” diyerek başladı amıma yarrağını sürtmeye… Amıma sokmak için uğraştı, ama yarrağının kafasını dahi sokamadı. Zeytinyağını yarrağının kafasına döktü ve tekrar denedi. Bu sefer başını sokabildi, ama ben başladım bağırmaya, “Çıkarrrr ne olur, çıkarrrr, amım yırtıldı!” diye, ve çıkarttı. Sonra tekrar yağladı, hem amımı, hemde yarrağını ve yine denedi. Bu kez biraz daha girdi. Biraz daha, biraz daha derken yarısı girdi, ama inanın mideme baskı yapıyordu. İlk başta çok acı duydum, ama sonradan müthiş zevk almaya başladım. Ve öyle bir bağırıyordum ki, avazım çıktığı kadar, yan villadan duyacaklardı. Ama bu sefer erkeğimi motive etmek için değil de, gerçekten acıdan bağırıyordum. Bundan daha çok tahrik olan Kenan ise, iyice zevke gelerek tamamını kökledi artık. Yarrağı nerdeyse ağzımdam çıkacaktı. “Yavaş!” dedikçe kökledi, bağırdıkça kökledi ve birden, “Yengeeeeeeemmmm benimmm, ohhhhhhh!” diye hayvan gibi böğürerek içime öyle bir boşaldı ki anlatamam. Herhalde yarım çay bardağını dolduracak kadar boşalmıştır, çünkü amımın içi dolmuş ve döller kenarlardan taşmış, akıyordu… Yarrağı sönene kadar içimde kaldı. Yarrağı küçüldüğünde çıkardı ve banyoya gitti. Geldiğinde yüzü gülüyordu. Tabi benim de yüzüm gülüyordu, çünkü onunla beraber ben de boşalmıştım. Ve ömrümde ilk defa bu şekilde orgazm olmuştum. “Nasıldı yenge, güzeldi değil mi?” dedi. Ben de, “Valla Kenan ne yalan söyleyim, iliğime kadar boşalttın beni! Abinle evlendik evleneli böyle boşalmadım!” dedim. Ama bunu dediğime pişman oldum, çünkü bu lafım Kenanı mest etmişti. “Tamam yenge, sen asıl şimdikine hazır ol! Seni öyle bir boşaltacam ki, hayatının boşalmasını yaşayacaksın!” dedi. Ben tabi o arada gitmek için külodumu falan topluyordum. Hemen kolumdan tuttu, “Nereye lan kaltak? Bitmedi daha!” dedi. “Yapma Kenancığım, hani bir sefer sikip bırakacaktın? Öyle demedin mi?” dedim. O da, “Ben salakmıyım lan? Am herkeste var, ben bu riski niye göze aldım sanıyorsun? Senin bu güzel götün için! Bu güzelim göt deliğin için!” dediğinde, ben beynimden vurulmuşa döndüm, gözlerim doldu, dondum kaldım, “Sen ne diyorsun Kenan? Sapıttın mı? Ben bunu amıma 15 dakikada zeytinyağıyla zor aldım, öldüm sandım, götten nasıl alırım? Valla beni hastanelik edersin!” dedim. Ama nafile, birkere kafasına koymuş piç, illa sikecek götümü. Artık olan olmuş, amım dağılmıştı, götüm yırtılsa ne olur diye düşünerek işi oluruna bırakmaya karar verdim. Götü vermekten başka çarem yoktu. Ama yinede korku bastı içime, kendimi sıksam girmez, serbest bıraksam, bu sefer de rahat giriyor diye geniş geniş sikerdi götümü. “Yırtılmasından korkuyorum Kenan!” deyince, busefer banyodan krem getirdi. Şerefsiz işini biliyordu. Beni yatırdı yere ve 69 oldu. O benim amcığımı, ben de onun o bileğim kalınlığındaki yarağını yalıyordum. Derken yarak yine sopa gibi oldu ve “Hadi kalk domal! Artık yıllardır arzuladığım şeye kavuşacam!” dedi. Çocuk gibi seviniyordu. Ben hemen dönüp sikinden tuttum ve “Bak bir anlaşma yapalım, tamam sen bugün bu götü sikeceksin, kaçarı yok…” dedim, o da hemen onayladı, “Ha şunu bileydin!” diye. Ben devam ettim, “Tamam kaçmıyorum, ama girmezse, acırsa, alamazsam çıkarcaksın!” dedim. “Tamam yenge, söz, girmezse şerefsizim çıkaracam!” dedi. İçimden (Lan Piç, şerefli olsan yengeni mi sikersin?) dedim ve önüne domaldım… Tekrar yalamaya başladı. Yaladıkça göt deliğim ona davetiye çıkarıyordu. Sonra 1 parmağını soktu. Gayet iyiydi. 2. parmağını da soktuğunda biraz kasıldı götüm. O an anladım ki yarağı mümkün değil girmez, çünkü yarağının kafası yumruğum kadar vardı. Derken, “Hazır ol, sıkma kendini!” dedi. Ben domalmış beklerken, baktım yerde duran pantolonunun kemerini çıkardı. Başta kemerle ne yapmak istediğini anlamamıştım, ama tedbirliydi şerefsiz, kemerle ellerimi bağladı. Sonra arkamı biraz daha kaldırıp, yarağını göt deliğime dayadı. Yalvardım, “Yapma Kenan, çok korkuyorum!” dedim, ama dinlemedi. Hiç müdahele şansım da kalmamıştı. Ve yüklenmeye başladı, ama nafile, gömlek düğmesi kadar küçük büzüğümden içeri kafası bile girmiyordu. Başımı 2 yastığın arasına soktu ve yeniden yüklendi. Yine olmadı. Ben ağlaya ağlay bağırıyordum. Kremi aldı büzüğüme sürdü, zeytinyağını da komple döktü götüme ve tekrar denedi. Nihayet başı girmişti, ama o sırada gözümün önü karardı, beynimde şimşekler çaktı, bayıldım sandım. Götüm ve heryerim uyuştu, bağırdım, “Çıkar lan Piççç! Çıkar orospu çocuğu! Öldürecen lan beni şerefsiz! Yalvarırım çıkar, Kenanım, erkeğım, çıkar da hepsini amıma sok ne olur!” dedim. Ama dinlemedi, sokmuş birkere, çıkarır mı şerefsiz… Tamamını köklediği gibi başladı götüme pompalamaya. Soktukça içimden sanki birşeyler koptu, geri çıkardıkça da acıdan ölüyordum. Bağırdım, “Kımıldama, biraz öyle kal içimde, yalvarırım gidip gelme bir süre!” dedim. Hayret, dinledi beni ve bir süre kenetlenmiş bir halde içimde bekledi. Gözümün yaşlarını sildi ve “Affet beni yenge, bu götü sikme hayalleriyle uyku uyuyamıyordum, çileden çıkmıştım iyice!” dedi ve başladı ileri geri gitmeye. Gittikçe hızlanarak sikiyordu götümü. Ama ne sikme! Resmen kudurmuş gibiydi. Ömrümde ne böyle yarrak gördüm, nede böyle yarrak yedim. Kenan da göt deliğimin darlığına fazla dayanamayarak, “Geliyorummmm!” diye inlemeye başladı. “Ne olur çıkar da öyle boşal!” dedim. O da çıkararak belime ve sırtıma doğru öyle bir boşaldı ki, dölleri ta enseme ve saçlarıma kadar geldi. Sonra, “Dön!” diyerek kalanını da suratıma boşalttı. Götümün deliğinin açık kaldığını hissediyordum, hava sanki mideme kadar giriyordu. Bu arada acaip de sıkışmıştım, yatağa işememek için kendimi zor tutuyordum. Hemen kalkarak banyoya koşmak istedim, ama kalkmamla yere yığılmam bir oldu, çünkü dizlerim tutmuyor ve bacaklarım kapanmıyordu. Sidiğimi tutamayıp halının üzerine işemiştim. Utancımdan yerin dibine girebilirdim, “Beni mahvettin Kenan, bitirdin beni, ne yapcam ben böyle?” dedim. Kenan yanıma gelerek beni kucağına aldı ve “Ohhhh yengem, işerken bile nekadar sexy olduğunun farkında değilsin!” diyerek banyoya götürdü, jakuziye koyarak bir güzel yıkadı. Sonra kurulayıp, yine kucağında yatağa götürdü. Öylece sızıp kalmışım. Nekadar uyudum bilmiyorum, ama kocamın, “Uyan Burcu, uyan, neyin var karıcığım?” sesiyle gözlerimi açtığımda korkudan ölecektim. Kafamı kaldırdım etrafıma baktım, kendi yatağımdaydım ve üzerimde geceliğim vardı. Kocam, “Aşkım iyimisin, dün akşamdan beri uyuyorsun, hiç kıpırdamadın bile. Neyin var hayatım?” dedi. Ben kekeleyerek, “İyiyim aşkım, biraz hastayım…” diyebildim. Neyse, kocam başımdan gitti, üzerini giyiyordu. İçimden, (Oh, birşey anlamamış! Demek ki Kenan beni getirdi buraya!) dedim ve “Aşkım herhalde ara hastalığına yakalandım, tüm vücudum kırılıyor…” dedim. Kocam da, “Yataktan çıkma ozaman aşkım, ben işe gidiyorum!” diyerek öptü ve gitti. Ben de yeniden uyumaya devam ettim. Tekrar uyandığımda öğlen olmuştu, acıkmıştım, yataktan kalkmaya dermanım yoktu. Mahvolmuştum, zor yürüyordum, bacaklarım kapanmıyordu, göt yanaklarım açık duruyordu sanki. Mutfakta birşeyler atıştırıp, zorla da olsa aşağı indim. Baktım Kenan yemek yiyor. Beni görünce pis pis güldü. “Neden gülüyorsun? Mahvettin beni şerefsiz, eserine mi bakıp gülüyorsun!” diye kızdım. Pişkin herif sırıtarak ve imalı imalı, “Bir haftaya birşeyin kalmaz yenge!” dedi. “Eee, bir hafta sonra ne olacak?” dedim. “Seni istiyorum yenge, artık vazgeçmem o götten!” dedi. “Avucunu yalarsın!” dedim. “Yapma yenge, bu götten beni mahrum etme!” dedi. “Sen delimisin yaa, salakmısın? Yürüyemiyorum görmüyormusun, daha ne götü? Sana karı mı yok, git o karıların götünü sik!” dedim. “Yenge çok karı var da, ama ben senin o güzel götüne, hele ki türbanlı olmana hastayım!” dedi. “Ne yani türbanlı olmam mı seni azdırıyor?” dedim. “Evet yenge, elimden okadar karı kız geçti, ama ömrümde ilk defa türbanlı siktim!” demez mi! O anda aklıma bir cinlik geldi, “Senin tüm derdin türbanlı ve güzel götlü sikmek mi?” dedim. Hemen yüzü güldü, “Evet yengemm, evetttt!” dedi. “Tamam, bekle sen!” dedim ve odama çıktım. “YARRAĞI YEDİN TUĞBA!” diyerek telefonumu elime aldım :))